|
Geçen
aralık ayında ‘American Journal of Clinical Nutrition’
isimli bilim dergisinde balıkta bulunan yağların, beynin
yaşlanmasını yavaşlattığı ve ilerki yaşlardaki kavrama, idrak
etme ve zeka seviyelerine katkılarıyla ilgili bir bilimsel
araştırmanın sonuçları yayınlandı (vol 80, no 6, pp1650-1657).
Araştırmayı yöneten Lawrence
Whalley İskoçyada, Aberden Üniversitesinde akıl sağlığı üzerine
çalışan bir professor. Araştırma sonuçları ise bir hayli dikkat
çekici, şöyle ki balık tüketimi ve balıkta bulunan yağların
kalbi koruduğu ve kalp damar hastalıklarının önlenmesi için
gerekli en önemli besinlerin başında geldiği şimdiye kadar
yapılan bilimsel çalışmaların sonucunda yayınlanmıştı. Bu
çalışmanın sonuçları ise balık yağlarının bu bilinen
faydalarının ötesinde akıl sağlığı ve idrak gücü üzerine olan
olumlu sonuçlarını ortaya koyuyor. Bu çalışmanın son
bulgularına geçmeden önce bu konuda bazı temel bilgileri
hatırlayalım isterseniz.
Balıkta bulunan Omega yağ türleri
nedir?
(daha
ayrıntılı bilgi için bakınız Populer Bilim 2004 veya
http://www.sufizmveinsan.com/konuk/omega.html)
‘Omega’ ismini kimyasal
yapısından almıştır. Temel kimya bilgilerini hatırlayacak
olursak karbonil grubu o yapıya yağ özelliğini verir ve doymamış
yağlarda karboknil grubuna bağlı karbon atomları arasında çift
bağ vardır. Doymamış yağlar genel olarak bitkisel yağları kapsar
ve karbonlar arasındaki çift bağlar bu yağlara sıvı özelliğini
verir. Bu çift bağların karbonil grubuna en yakın olanına yunan
alfabesinden alfa ile isimlendirilirken en sonuncusuna omega
ismi verilir. İşte balık yağlarndaki omega ismi burdan gelir.
Halk arasında “balıkyağı” olarak bilinen Omega-3 ile bitkisel
yağlarda bulunan Omega-6 yağ asitleri döllenme anından
başlayarak anne karnından itibaren yaşam boyunca vücudumuzdaki
doku hücrelerinin önemli yapı taşlarını oluşturuyorlar. Bu
yağlar vücudumuz tarafından üretelimediği için besinlerden
alınması şarttır. Omega 3 grubu yağ asitlerinden EPA
(eikosapentaeonik asit) ve DHA (dokosaheksaenoik asit)
adlı iki önemli yağ asidi çeşidinden kaynaklanmaktadır. Çeşitli
yayın ya da kaynaklarda omega 3 içeren pek çok gıda türü
verilmektedir. Ancak EPA ve DHA genelde balık yağlarında
bulunmaktadır.
Profesör Whalley’in bulguları
İskoçyada yapılan bu çalışma
beslenmesinde yağlı balıklara yer veren veya supleman olarak
balık yağı alan kişiler zeka testlerinde (IQ testleri) yüzde
onüç daha yüksek puan alırken aynı zamanda Alzheimer
hastalığının oluşma olasılığınında daha düşük olduğu tespit
edilmiştir. 300’den fazla kişi ile gerçekleştirilen bu çalışmada
balık yağının akıl sağlığı ve özellikle Alzheimer hastalığına
karşı koruyucu etkileri açıkca ortaya konmuştur.
Demans,
yani bunama, halen dünyadaki milyonlarca insanı etkilemekte ve
yaşlı nüfusunın artmsıyla hastaların sayısıda artmakta ve tedavi
gereksinimine daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Yaşlılar
arasında bunamanın en önemli sebebini Alzheimer hastalığı
oluşturmaktadır. Hastalığın önemi açısından ülkemizdeki
Alzheimer Vakfı Başkanı Prof. Dr. Engin Eker’in açıklaması bir
hayli çarpıcıdır; ‘alzheimer hastalarının sayısının dünyada
18 milyona, Türkiye’de de 250 bine ulaştı’.
Aberdeen ve Edinburgh
Üniversitelerinden araştırmayı yöneten grup 1947 yılında yapılan
ulusal zeka testi anketine katılan kişilerin bilgilerini
inceledi. Test yapıldığında ankete katılanlar o zaman 11 yaşında
idiler. Bu kişiler 64 yaşına gelince tekrar zeka testine tabi
tutuldular. Araştırmacılar bu deneklere, beslenmelerinden ve
aldıkları suplemanlardan omega-3 sevyelerini tespit etmek üzere
sorular yöneltti ve aynı zamanda plazmalarındaki omega-3
sevyesine bakıldı. Sonuçlar gösterdi ki balık yağı
kulananlardaki 64 yaşındaki idrak fonksiyonu kullanmayanlara
göre daha yüksekti. Çocukluk zeka sevyesine göre bir ayarlama
yapıldığında zihin hızını ölçmek için yapılan testlerde aynı
şekilde daha yüksek puan aldılar.
Profesör Whalley yaptığı
açıklamada da bu çalışmanın balık yağlarının inflamasyonu
azaltarak beynin yaşlanmasını yavaşlattığı yönünde
kanıtlandığını açıkladı. Ayrıca şöyle devam etti ‘Bizim
bulgunumuzdaki en büyük fark bunun hafızada değil akıl
hızında olması.
Balık yağı kullanan beyinler daha hızlı çalışıyor. Kandaki
omega-3 oranları ile zeka testlerinde aldıkları puanalar
arasında çok güçlü bir ilişki var. Sonuçlar bana göre balık yağı
kullananaların diğerlerine göre daha genç beyne sahip oldukları
yönünde ve beyinlerin yaşlanması bir iki yaş yavaşlıyor.’
Bu çalışmanın sonuçlarını dikate
alıp beslenmemizde mutlaka balığa yer vermemiz şart gibi
gözüküyor. Özellikle yoğun beyin kullanımı gerektiren işlerde
çalışanlar, tefekküre önem verenler için balık mutlaka
beslenemizde yerini alması gerekir. Ülkemizde balıkçılığa
gerekli önemin verilmediği açıkça ortadadır. Mutfağında balığı
en çok kullanan ülkelerde balık taze ve çiğ olarakta
tüketilmektedir. Örneğin çiğ balık kullanarak yapılan sushi
yemekleri kızartma veya ızgara ile meydana gelecek balık
yağlarının kaybını önlemesi açısından uygun bir yöntemdir.
Ayrıca balık tüketme imkanı olmayanlar için supluman olarak
tablet halinde eczanelerden balık yağı temin edilebilir. Son bir
hatırlatmada fayda var, her balıkta omega-3 yağ asidi yoktur ya
da miktarı çok azdır. Derin denizlerde yaşayan ve siyah etli
olan balıklarda daha yüksektir. Somon, sardalye, uskumru, ton
balığı gibi balıklar omega-3 açısından daha zengindir. Kültür
balıklarında omega-3 seviyesi çok düşüktür. Bu balıklar mısır
gibi besinlerle yetiştirildiklerinden yeterli omega-3
yapamazlar.
Omega-3 yağ asitleri yeterli
oranda alınmazsa diğer yağ asitleri onların yerini alır ve bazı
kimyasal bilgi taşıyan molekülleri gereksiz yere sentez
edilmesine neden olmaktadır. Mutlaka omega-3 ve diğer yağ
asitler arasındaki denge sağlanmalıdır. Günlük kalori
gereksinmesinin %0.1 kadar omega-3 yağ asitleri tarafından
sağlanmalıdır.
Turhan Doğan
Tokyo
Üniversitesi
turhandogan@yahoo.com
Tokyo - 08.01.2005
|