Yazýcýya

GENETÝK EVRÝM  
Prof. Dr. Ali Demirsoy   

 
Arkadaþýna


WATSON-CRICK modeli, kalýtsal bilginin, nukleotitlerin türe özgü bir þekilde belirli bir düzen içerisinde sýralanmasýyla belirlendiðini ve dölden döle bu þekilde kalýtýldýðýný açýklar. Sözkonusu türün kendine özgü özellikleri ise, kendi kalýtsal yapýsý ile belirlenen protein ve enzim moleküllerinin sentez edilmesiyle açýða çýkar. DNA üzerindeki genler, gerekli emri ancak bir aracý molekül aracýlýðýyla protein sentezleme düzeneðine iletirler. Bu aracý molekül RNA'dýr. Protein zincirindeki yerine konmak üzere her amino asit RNA üzerindeki 3'lü bir baz grubuyla þifrelenir. Bu 3'lü yapýya kodon diyoruz. Yalnýz 4 çeþit nukleotit (A,C, G,T) olduðundan 20 ya da daha fazla amino asidi düzenleyebilmek için, bir ya da iki nukleotitten meydana gelmiþ kodonlar = kalýplar yeterli olmayacaktýr. Çünkü iki nukleotitten meydana gelseydi 4 çeþit olduðuna göre 16 çeþit kombinasyon verebilirdi, bu da 16 çeþit amino asidi protein zincirindeki yerine yöneltebilirdi. Halbuki canlýlarda 16'dan fazla amino asit çeþidi vardýr. Her amino asit için 3 nukleotitten meydana gelmiþ TRlPLET' = üçlü bazlar, 4 nukleotidi gözönüne alýrsak 64 çeþit kombinasyon verir. Bu bize hücre gereksiniminden fazla bir kod serisi sunar. Gerçekte bazý kodlar dejenere olmuþtur ve 6 farklý triplet ayný amino aside özelleþmiþtir

Örneðin lösinde durum bu þekildedir. Fakat sinonim her kodonun protein içerisine amino asit yerleþtirme aktivitesi farklýdýr. Esasýnda canlýlýðýn baþlangýcýnda üçlü harf olmasýna karþýn ikili kod kullanýlmasý olasýdýr ve bu durumda, o zaman, yalnýz 16 çeþit amino asit kullanýlýyordu.

 

 

2.   B a z

 

1. Baz

 

u

 

c

 

A

 

G

 

U

 

Fen (Phe)

 

Ser.

 

Term.

 

Sis. (Cys)

 

C

 

Los. (Leu)

 

Pro.

 

His.

 

Arg.

 

A

 

iz. lös. (ile)

 

Thr.

 

Lis. (Lys)

 

Asp.

 

G

 

Val.

 

Ala.

 

Glu.

 

Glis. (Giy)

 

Ýkili harften üçlü harfe geçme öldürücü olabilir. Bu nedenle baþlangýçta üç harf; fakat birli ve ikili kodon kullanýlýyordu. Baþlangýçta iki harfle kodlanan aminoasitler bugün de yine iki harfle kodlanmaya devam etmektedir. Sadece asparaginin yerinde kod deðiþikliði olmuþtur. Geçmiþte asparagini saptayan AGX (X herhangi bir baz) bugün serini ve keza arginini saptamaktadýr.

Büyük bir olasýlýkla trp ya da met gibi bazý amino asitler ilk (prebiyotik) canlý ortamlarýnda mevcut deðildirler. Toplam beþ amino asit bir evrimsel basamakla diðer amino asitlerden metabolize edilmiþlerdir. Bunlar:

Asp ———————> Asn ( = Asp N)

Glu ———————^Gln (= GluN)

Sis (= Cys)———»-Met.

Ser ————————*» Trp.

Fen ( = Phe) ——>- Tir (= Tyr)

Geri kalan 15 amino asit ise o ortamda mevcuttu ve dolayýsýyla iki harfli kod yeterliydi.

Daha sonra amino asit çeþitleri artýnca üçlü kodona gitmek zorunluluðu doðdu. Bu kalýtsal yapýda bir evrimdi. Fakat birçok amino asit çeþidi için (genellikle bu evrimden önce bulunan amino asit çeþitleri) triplet kodun baþtan iki harfi yeterlidir ve son harf ne olursa olsun amino aside özelleþmesi deðiþmez. Bu, bize eskiden iki harfli kodonlarýn kullanýldýðýný göstermektedir. Bazý kodonlar da þifre vermek için deðil, sadece protein sentezinde baþlama ve bitirme iþaretini vermek için kullanýlýr. Kalýtsal kodlarýn evrensel olduðu görülmüþtür. Virüslerden insana kadar yapýlan araþtýrmalarda ayný bazlarý ayný düzen içerisinde içeren (DNA ve RNA olarak), yani ayný kodona sahip olan tüm canlýlarda ayný amino aside özelleþme görülür.

Kod büyüklüðü ve kalýtsal materyalin uzunluðundan bir canlýnýn taþýdýðý bilgi miktarý tahmin edilebilir, örneðin ihsanýn tüm genom uzunluðu yaklaþýk 92 cm. oldu­ðunu daha önce öðrenmiþtik. Bu, yaklaþýk 3 x 109 nukleotit çiftine ve dolayýsýyla 109 kodona denktir. Orta büyüklükteki bir protein 150 amino asitten oluþtuðuna göre, normal bir insan hücresi yaklaþýk 6x106 farklý proteini kodlayabilecek kapasiteye sahiptir.

 

 

 
   

Anasayfa  - Geri