Hipofiz Hormonları ve Hipotalamusun Görevleri I 
Doç. Dr. Necat Güleç  

 

Biyolojik süreçlerin büyük bir bölümünü düzenleyen hipofiz, vücudun en önemli iç salgı bezlerindendir.

Hücrelerin yenilenmesi ve bölünerek  çoğalabilmesi, başka bir deyişle, büyüme ve yaşamın sürekliliğinin sağlanabilmesi için gerekli birçok madde hipofizde bireşimlenir; bu maddeler metabolizma etkinliklerinin büyük bir bölümünü başlatır ve denetler. Bezin ağırlığı 0,5 gr'den biraz fazladır.

Yeri Yapısı

Hipofiz, kafatasının içinde, kafa tabanını oluşturan kemiklerden kamamsı kemiğin çukuru (Türk eyeri) üzerinde oturur. Beyni ve omuriliği çevreleyen zarlardan en dışta yer alan sertzar bu çukurun içini tümüyle sararak üstü açık bir kesecik oluşturur. Bu kesecikte yer alan hipofiz, hipotalamusun dışındaki tüm komşu oluşumlardan ayrılmıştır. Beyni oluşturan yapılardan biri olan hipotalamus, hipofizin üstünde yer alır ve beze bir sapla bağlıdır.

Hipofiz 0,5 cm yüksekliğinde, önden arkaya l cm uzunluğunda ve 1-1,5 cm eninde küçük bir organdır; birbirinden tümüyle ayn iki bölümden, ön lob ve arka lobdan oluşur, îkisini birleştiren ara lob, insanda körelmiş, damarsız. bir kalıntı haline dönüşmüştür. Sürüngenler ve kurbağalarda ara lobdan, deri renginin ayarlanmasını sağlayan pigment hücrelerim (melanosit) uyaran melanosit uyarıcı hormon (MSH) salgılanır. insanda, böbreküstü bezlerinden hormon salgılanmasını uyaran adreno-kortikotrop hormonun (ACTH) türevlerinden biri MSH gibi görev yapar. Arka lob ön lobdan daha küçüktür; yukarıya doğru devam ederek sinirsel hücrelerden oluşan ve hipotalamusla doğrudan ilişki içinde olan sap bölümünü oluşturur. Arka lob sinir dokusundan oluştuğundan nörohipofiz adını alır. Öte yandan, ön lob tümüyle salgıbezi yapısında olduğundan adenohipofiz olarak adlandırılır.

Arka hipofiz sinir sisteminin bağdoku hücreleri olan nöroglialara benzer hücrelerden oluşur. Bunlar öteki iç salgibezi hücreleri gibi hormon üretip salgılamaz, bu bölgeden salgılanan hormonları depolar. Başka bir deyişle, bu lobdan kana salgılanan hormonlar hipotalamusta üretildikten sonra hipofiz sapı aracılığıyla arka lobdaki hücrelere taşınıp depolanır ve gene hipotalamustan gelen uyarılar doğrultusunda kana verilir.

Ön hipofiz, aralarında bağlantılar olan hücre kordonlarından oluşur; bunların salgıladığı hormonlar doğrudan bağlantılı olduktan kılcal damar gölcüklerine boşalır. Önhipofizden altı farklı hormon salgılanır. Bu hormonların hangi hücrelerden salgılandığını ayırt etmek için hücre boyama tekniği kullanılır. Bu teknik, hormonların salgılanmadan önce hücrede granül halinde olduğu görüşüne ve belirli granüllerden belirli hormonlann oluştuğu varsayımına dayanır. Hipofiz hücrelerinin yanya yakını sıradan boyalarla boyanmaz; bu hücreler kromofob (boya tutmaz), boyananlar ise kromofil (boya tutan) olarak adlandınlır. Kromofil hücrelerden bazıları (asidofil) asit boyalarla, bazdan (bazofil) ise baz boyalarla boyanır. Asidofil hücreler a (alfa), bazofil olanlar ise P (beta) hücreler olarak bilinir. Gamma hücreleri ise boyanabilir az sayıda granül içerir. Günümüzde histokimyasal yöntemlerle her bir hormonun hangi hücreden salgılandığı belirlenebilmekte ve bu hücreler salgıladıktan hormona göre adlandırılmaktadır.

Kromofob hücreler henüz hormon oluşturmaya başlamamış, olgun olmayan hücrelerdir; gerektiğinde olgunlaşarak kromofil hücrelere dönüştüğünden boyanabilir granüller içermez. Kromofil hücrelerin salgı işlevi vardır; gamma hücreleri ise hormon üreten, salgılayan ve içinde çok az granül bulunan yaşlı hücrelerdir. İnsan patolojisi gözlemleri ve hayvan deneyleri sonucunda hangi hormonların hangi hücrelerde üretildiği saptanmıştır. Alfa ya da asidofil hücreler, vücut gelişimim sağlayan somatotrop hormon (STH) ve kadınlarda süt yapımım uyaran laktotrop ya da luteotrop (lutein yapıcı) hormonu (LTH) üretip salgılar. Beta ya da bazofil hücreler ise böbreküstü bezinin işlevlerim uyaran    adrenokortikotrop    hormonu (ACTH); tiroit işlevim düzenleyen tireotrop hormonu (TSH); kadında yumurtanın geliştiği folliküllerin olgunlaşmasını, erkekte ise sperma hücrelerinin yapımını uyaran folikül uyarıcı hormonu (FSH); kadında sarı cismin (Corpus luteum) oluşumunu, erkekte ise testosteron yapımım uyaran lutein yapıcı hormonu (LH) üretir ve salgılarlar.

 

Hipotalamusun Görevleri

Hipotalamus hipofizi uyaran maddeleri üretir; bunlar ön hipofize ulaştıktan sonra çeşitli hipofiz hormonlarının bireşimlenmesini ve kana salgılanmasını düzenler. Bazıları uyarıcı, bazıları ise ketleyici etki gösterir. Bilinen yedi tane hipofiz uyarıcı madde vardır. Büyüme hormonunun salgılanmasını uyaran GH-RFve engelleyen GH-RIF prolaktin salgılanmasını uyaran PRF , ve engelleyen PIF, kortikotrop hormonun salgılanmasını uyaran CRF, tireotrop hormonun salgılanmasını  uyaran Gn-RF..

Hipotalamusun işlevleri, beyinden bağımsız bir organ olduğunu düşündürücek niteliktedir.

o Isı düzenleme. Ön hipotalamusta sıcaklık artışından, arka hipotalamusta ise sıcaklığın düşmesinden koruyan birer merkez vardır.

o Besin alımının  düzenlenmesi. Açlık merkezi besin almaya yöneltir, tokluk merkezi besin alımını durdurur.

o Kalp - damar sisteminin düzenlenmesi;  Arka ve yan hipotalamusun uyarılması kan basıncı ve kalp hızını artırırken, preoptik alanın uyarılması sıklıkla zıt etki yapar.

o Su alımının düzenlenmesi. Îki yolla düzenlenir.1- Susama duyusu yaratarak su içitilmesini sağlar. 2- İdrarla su atılımını denetler. Susama merkezi yan hipotalamustadır.

o Uterus kasılmalarının ve süt boşalmasının düzenlenmesi; Salgıladığı oksitosin hormonu uterus kasının kasılabilirliğini artırır ve meme arvellerini (kesecekler) çevreleyen hücrelerin kasılmasını  sağlar. Bu:salgı, doğum sancılarını kuvvetlendirerek çocuğun çıkışını kolaylaştırır ve doğumdan sonra sütün  meme başından çıkışını sağlayan mekanizmayı harekete geçirir.                 .                             :

o Savunma-saldırma tepkilerinin düzenlenmesi, Bir zamanlar arka hipotalamusta olduğu varsayılan  uyku-uyanıklık merkezlerinin artık hipotalamusta bulunmadığı düşünülmektedir; bunun gibi, cinsel davranış hipotalamus tarafından denetlense de ruhsal ve kültürel etkenlerin de önem taşıdığı bilinmektedir. Ayrıca hayvan deneyleriyle de gösterildiği gibi hipotalamusun belirli bölgelerinin uyarılması davranış değişikliklerine yol açmaktadır. Örneğin yan hipotalamusun uyarılması ile genel etkinlik düzeyi artarak bazen belirgin hiddet ve kavga tepkisi görülür. Orta bölümde yer alan (ventromedial)çekirdeklerin uyarılması sakinlik, periventriküler (karıncıklar çevresindeki) bölgenin uyarılması ise korku ve cezalandırma tepkilerini doğurur.

 

Geri       -        Anasayfa