|
Biyolojik süreçlerin
büyük bir bölümünü düzenleyen hipofiz, vücudun en önemli
iç salgı bezlerindendir.
Hücrelerin
yenilenmesi ve bölünerek
çoğalabilmesi, başka bir deyişle, büyüme ve yaşamın
sürekliliğinin sağlanabilmesi için gerekli birçok madde
hipofizde bireşimlenir; bu maddeler metabolizma etkinliklerinin
büyük bir bölümünü başlatır ve denetler. Bezin ağırlığı
0,5 gr'den biraz fazladır.
Yeri Yapısı
Hipofiz,
kafatasının içinde, kafa tabanını oluşturan kemiklerden
kamamsı kemiğin çukuru (Türk eyeri) üzerinde oturur. Beyni
ve omuriliği çevreleyen zarlardan en dışta yer alan sertzar
bu çukurun içini tümüyle sararak üstü açık bir kesecik
oluşturur. Bu kesecikte yer alan hipofiz, hipotalamusun dışındaki
tüm komşu oluşumlardan ayrılmıştır. Beyni oluşturan yapılardan
biri olan hipotalamus, hipofizin üstünde yer alır ve beze bir
sapla bağlıdır.
Hipofiz 0,5 cm
yüksekliğinde, önden arkaya l cm uzunluğunda ve 1-1,5 cm
eninde küçük bir organdır; birbirinden tümüyle ayn iki bölümden,
ön lob ve arka lobdan oluşur, îkisini birleştiren ara lob,
insanda körelmiş, damarsız. bir kalıntı haline dönüşmüştür.
Sürüngenler ve kurbağalarda ara lobdan, deri renginin
ayarlanmasını sağlayan pigment hücrelerim (melanosit) uyaran
melanosit uyarıcı hormon (MSH) salgılanır. insanda, böbreküstü
bezlerinden hormon salgılanmasını uyaran adreno-kortikotrop
hormonun (ACTH) türevlerinden biri MSH gibi görev yapar. Arka
lob ön lobdan daha küçüktür; yukarıya doğru devam ederek
sinirsel hücrelerden oluşan ve hipotalamusla doğrudan ilişki
içinde olan sap bölümünü oluşturur. Arka lob sinir
dokusundan oluştuğundan nörohipofiz adını alır. Öte
yandan, ön lob tümüyle salgıbezi yapısında olduğundan
adenohipofiz olarak adlandırılır.
Arka hipofiz
sinir sisteminin bağdoku hücreleri olan nöroglialara benzer hücrelerden
oluşur. Bunlar öteki iç salgibezi hücreleri gibi hormon üretip
salgılamaz, bu bölgeden salgılanan hormonları depolar. Başka
bir deyişle, bu lobdan kana salgılanan hormonlar hipotalamusta
üretildikten sonra hipofiz sapı aracılığıyla arka lobdaki
hücrelere taşınıp depolanır ve gene hipotalamustan gelen
uyarılar doğrultusunda kana verilir.
Ön hipofiz,
aralarında bağlantılar olan hücre kordonlarından oluşur;
bunların salgıladığı hormonlar doğrudan bağlantılı
olduktan kılcal damar gölcüklerine boşalır. Önhipofizden
altı farklı hormon salgılanır. Bu hormonların hangi hücrelerden
salgılandığını ayırt etmek için hücre boyama tekniği
kullanılır. Bu teknik, hormonların salgılanmadan önce hücrede
granül halinde olduğu görüşüne ve belirli granüllerden
belirli hormonlann oluştuğu varsayımına dayanır. Hipofiz hücrelerinin
yanya yakını sıradan boyalarla boyanmaz; bu hücreler
kromofob (boya tutmaz), boyananlar ise kromofil (boya tutan)
olarak adlandınlır. Kromofil hücrelerden bazıları
(asidofil) asit boyalarla, bazdan (bazofil) ise baz boyalarla
boyanır. Asidofil hücreler a (alfa), bazofil olanlar ise P
(beta) hücreler olarak bilinir. Gamma hücreleri ise
boyanabilir az sayıda granül içerir. Günümüzde
histokimyasal yöntemlerle her bir hormonun hangi hücreden salgılandığı
belirlenebilmekte ve bu hücreler salgıladıktan hormona göre
adlandırılmaktadır.
Kromofob hücreler
henüz hormon oluşturmaya başlamamış, olgun olmayan hücrelerdir;
gerektiğinde olgunlaşarak kromofil hücrelere dönüştüğünden
boyanabilir granüller içermez. Kromofil hücrelerin salgı işlevi
vardır; gamma hücreleri ise hormon üreten, salgılayan ve içinde
çok az granül bulunan yaşlı hücrelerdir. İnsan patolojisi
gözlemleri ve hayvan deneyleri sonucunda hangi hormonların
hangi hücrelerde üretildiği saptanmıştır. Alfa ya da
asidofil hücreler, vücut gelişimim sağlayan somatotrop
hormon (STH) ve kadınlarda süt yapımım uyaran laktotrop ya
da luteotrop (lutein yapıcı) hormonu (LTH) üretip salgılar.
Beta ya da bazofil hücreler ise böbreküstü bezinin işlevlerim
uyaran adrenokortikotrop
hormonu (ACTH); tiroit işlevim düzenleyen tireotrop
hormonu (TSH); kadında yumurtanın geliştiği folliküllerin
olgunlaşmasını, erkekte ise sperma hücrelerinin yapımını
uyaran folikül uyarıcı hormonu (FSH); kadında sarı cismin
(Corpus luteum) oluşumunu, erkekte ise testosteron yapımım
uyaran lutein yapıcı hormonu (LH) üretir ve salgılarlar.
Hipotalamusun
Görevleri
Hipotalamus
hipofizi uyaran maddeleri üretir; bunlar ön hipofize ulaştıktan
sonra çeşitli hipofiz hormonlarının bireşimlenmesini ve
kana salgılanmasını düzenler. Bazıları uyarıcı, bazıları
ise ketleyici etki gösterir. Bilinen yedi tane hipofiz uyarıcı
madde vardır. Büyüme hormonunun salgılanmasını uyaran
GH-RFve engelleyen GH-RIF prolaktin salgılanmasını uyaran PRF
, ve engelleyen PIF, kortikotrop hormonun salgılanmasını
uyaran CRF, tireotrop hormonun salgılanmasını
uyaran Gn-RF..
Hipotalamusun işlevleri,
beyinden bağımsız bir organ olduğunu düşündürücek
niteliktedir.
o Isı düzenleme.
Ön hipotalamusta sıcaklık artışından, arka hipotalamusta
ise sıcaklığın düşmesinden koruyan birer merkez vardır.
o Besin alımının
düzenlenmesi. Açlık merkezi besin almaya yöneltir,
tokluk merkezi besin alımını durdurur.
o Kalp - damar
sisteminin düzenlenmesi; Arka
ve yan hipotalamusun uyarılması kan basıncı ve kalp hızını
artırırken, preoptik alanın uyarılması sıklıkla zıt etki
yapar.
o Su alımının
düzenlenmesi. Îki yolla düzenlenir.1- Susama duyusu yaratarak
su içitilmesini sağlar. 2- İdrarla su atılımını denetler.
Susama merkezi yan hipotalamustadır.
o Uterus kasılmalarının
ve süt boşalmasının düzenlenmesi; Salgıladığı
oksitosin hormonu uterus kasının kasılabilirliğini artırır
ve meme arvellerini (kesecekler) çevreleyen hücrelerin kasılmasını
sağlar. Bu:salgı, doğum sancılarını
kuvvetlendirerek çocuğun çıkışını kolaylaştırır ve doğumdan
sonra sütün meme
başından çıkışını sağlayan mekanizmayı harekete geçirir.
.
:
o Savunma-saldırma
tepkilerinin düzenlenmesi, Bir zamanlar arka hipotalamusta olduğu
varsayılan uyku-uyanıklık
merkezlerinin artık hipotalamusta bulunmadığı düşünülmektedir;
bunun gibi, cinsel davranış hipotalamus tarafından denetlense
de ruhsal ve kültürel etkenlerin de önem taşıdığı
bilinmektedir. Ayrıca hayvan deneyleriyle de gösterildiği
gibi hipotalamusun belirli bölgelerinin uyarılması davranış
değişikliklerine yol açmaktadır. Örneğin yan hipotalamusun
uyarılması ile genel etkinlik düzeyi artarak bazen belirgin
hiddet ve kavga tepkisi görülür. Orta bölümde yer alan
(ventromedial)çekirdeklerin uyarılması sakinlik, periventriküler
(karıncıklar çevresindeki) bölgenin uyarılması ise korku
ve cezalandırma tepkilerini doğurur.
|