|
Çapkınlığa genetik tedavi
Çapkınlar
dikkat. Çok eşliliğin genetik olduğunu belirleyen
araştırmacılar çapkınları ‘tedavi’ ederek sadık hale getiriyor.
Şimdilik fareleri... ama yarın sıra size de gelebilir.
‘Klonlama’ ve ‘kök hücre’
gibi buluşlarıyla son dönemlerde insanları şaşkınlıktan şaşkınlığa
sürükleyen genetik mühendisleri sonunda en büyük bombalarını
patlattı. Aşkın kimyasını enine boyuna araştıran bilim adamları
artık küçük bir genetik müdahale ile yılların uslanmaz çapkınlarını
dünyanın en sadık eşine çevirebilecek.
Bazı hayvanların (ve tabii insanların) neden çok eşliliğe yöneldiği
sorusuna yanıt arayan bilim adamları işin sırrını son dönemde
ABD'de geniş çayırlık alanlarda yaşayan bir tür tarla faresi üzerinde
yaptıkları deneyler sonucunda keşfetti. Cinsel davranış ve
tercihlerin beynin kimyasına bağlı olarak geliştiği anlaşıldı.
Yani bireyi iflah olmaz bir çapkın veya sadık bir aşık yapan şeyler
beyinde gizli. Eğer beyin kimyası ‘aşk
ve tutku’yu birleştirebilen bir yapıdaysa o beynin sahibi ister
istemez çapkınlığa elveda diyor, gözü ‘ilk
göz ağrısı’ndan başkasını görmüyor.
SADIK
FARELER
Deneyin
kahramanı tarla fareleri bilim dünyasında sadakatleriyle ünlü. Eldeki
bilgilere göre, bu hayvanlar cinsel erginlik dönemine girer girmez ilk
tanıştıkları eşleriyle başlattıkları beraberliklerini ömürlerinin
sonuna kadar götürüyor. Erkekleri için hiçbir dişinin aşk oyunu,
cilvesi onları yoldan çıkarmaya yetmiyor. Öyle ki, eşi çok erken yaşlarda
ölse bile ömürlerinin geri kalan yıllarını yine de tek başlarına
geçirmeyi tercih ediyor. Yani zinhar harama uçkur çözmüyor.
Bu neden böyle? ABD'deki Emory Universitesi'nden Dr.
Thomas Insel işte bu sorunun cevabını araştırırken yukarıdaki
gerçekleri ortaya çıkarmış. Bulgularını açıklayan Dr.
Insel'e göre, aşk düpedüz bağımlılık. Bu bağımlılığı oluşturan
hayvanlar eşlerini asla terk etmiyor. Bu beyin kimyası ve sonuçta bağımlılık
olgusu memelilerin de dahil olduğu hayvanlar aleminin yüzde 3'nde
mevcut.
Sadakat ‘oxcytocin’ ve ‘vasopressin’
denilen iki tür hormonla ilgili. ‘Oxcytocin’
sosyal davranışlar üzerinde etkili olurken, ‘vasopressin’
hafızayla ilgili. Tarla farelerinde ilk cinsel beraberlik ve çift
oluştuğunda beyindeki bu iki hormon üretimi artıyor. Yapay olarak bu
hormonların miktarı değiştirilince de paralel olarak farelerin cinsel
davranışları da değişiyor.
Dr.Insel bu hormonların insan
ve çoğu hayvanda olduğunu söylüyor. Ancak tek eşlilerde beynin bağımlılık
ve özlem duygusunu kontrol eden bölgesinde ortaya çıkıyor. Yani sadık
aşıklar, beyinlerindeki bu hormonal dengeler nedeniyle partnerlerine bir
tür bağımlı hale geliyorlar.
Deneyin bundan sonraki aşamasında sözü edilen sadık aşık tarla
faresinden alınan genler, önüne gelen dişiyle yatan çapkın farelere
verildi ve sonuçlara bakıldı. Gerçekten de tarla faresinin geni
verilen çapkın fareler akıllanıp eşlerine son derece sadık aşıklar
haline geldi.
Dr.
Insel araştırmalarından
insanlar için bir aşk iksiri üretilmesi gibi bir sonuç çıkmayacağını
ancak ebeveynleriyle normal bir ilişki geliştiremeyen otistik çocuklar
için ilaç yapılabileceğini belirtti.
Amerikalılar
seksten bıktı
Amerikalılar
Başkanları Bill Clinton’un çapkınlıklarını hoşgörüyle karşılamaya
devam ediyorlar ama yapılan bir araştırma ABD halkının artık seksten
zevk almadığını ortaya çıkardı.
Chicago
Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre, seksten keyif almama
özellikle genç kadınlar arasında yaygın.
Amerikalı
seksolog Dr. Alfred Kinsey'in 1948 yılında yayınladığı ünlü ‘seks
raporu’ndan bu yana gerçekleştirilmiş olan en kapsamlı araştırmada
Amerikalı kadınların % 43'ü, erkeklerin ise % 30'u cinsel soğukluk,
erekjiyon sorunu, orgazm olamama gibi bazı sorunları olduğunu itiraf
ettiler.
Amerikan
Tıp Birliği Dergisi'nin son sayısında yer alan araştırmaya, yaşları
18 ile 59 yaşında arasında değişen 1.410 erkek ile 1.749 kadın katıldı.
Yine aynı araştırmaya göre, seksten keyif almamaya yolaçan faktörler
arasında stres, geçmişteki kötü deneyimler, kötü yaşam koşulları,
düşük eğitim ilk sıralarda yer alıyor.
Derleyen
Mustafa Sezgin
|