|
|
|
|
|
ÇİNKO-POTASYUM-MAGNEZYUM ÇİNKO
Bir
çok besinde fazlasıyla bulunan çinko minerali bağışıklık
sisteminde anahtar rolü oynar, zinde yapar, verimli yapar. Akyuvarların,
antikorların oluşmasında payı vardır. Bağışıklık sisteminin bu
askerleri bizi hastalığa neden olan virüslerden koruduğu gibi zehirli
maddeleri de zehirsiz hale getirmede yardımcı olur. ÇİNKO
NELER YAPAR? Hastalığın kol gezdiği kış aylarında soğuk algınlığı
ve gribe karşı çok etkilidir. Çünkü bakterilere ve virüslere karşı
savaş açar ve sonuçta bu hastalıklara karşı çok zayıf olan kişilerde
bu tehlikeyi azaltır. Akneye karşı da çok etkili bir mineraldir, A
vitamininin kimyasal bileşimini harekete geçirir ve mikrop öldürücü
etkisi akne sivilcelerinin kaybolmasını sağlar. Fakat çinkonun
yararları bununla bitmiyor. Hücre yenilenmesinde payı olduğu için
cildi de güzelleştirir. El tırnaklarını sertleştirir ve saçı
kuvvetlendirir, nörodermitisi ve uçukları hafifletir. Adet görme ağrılarını
hafifletmesini, kısırlığa karşı etkili olmasını da diğer özellikleri
arasında sayabiliriz. Ve amalgam gibi ağır metalleri de vücuttan atar. ÇİNKOYA
NE KADAR İHTİYACIMIZ VAR? Çinkoya olan ihtiyacımız bir çok faktöre
bağlıdır. Çocukların ve gençlerin yetişkinlere oranla daha az
ihtiyacı vardır. Hastaların sağlıklı kişilerden daha fazla ihtiyacı
vardır. Stresli tiplerin de sakin kişilere oranla ihtiyaçları daha
fazladır. Alman Beslenme Cemiyeti yetişkinler için günde 15 mg öneriyor.
Çinko kürü yapmak isteyen üç ay boyunca günde 20-30 mg almalıdır.
Prensip olarak ise kadınların çinkoya olan ihtiyacı erkeklerden daha
fazla değildir. Gebe ve emziren annelerin ihtiyacı biraz daha fazla
olabilir. Çocuklarda çinko azlığı gelişme ve büyüme bozukluğuna
yol açabilir. DENGELİ
BESLENME YETERLİ Mİ? Her zaman yeterli değildir. Çinkonun barsak
yoluyla alınması herkes için farklıdır. Besinlerin bileşimi de bunda
önemli bir rol oynar. Vücut çinkoyu bol proteinli hayvansal ürünlerden
aldığında bol lifli bitkisel yiyeceklerden aldığından daha iyi değerlendirir.
Bu nedenle vejeteryenler genellikle vücutlarındaki çinko azlığından
şikayetçidirler. Sporcular ve şeker hastaları için de aynı şey geçerlidir. ÇİNKO
AZLIĞI NASIL ANLAŞILIR? Özellikle enfeksiyonlara karşı zayıf olma çinko
azlığının en önemli belirtisidir. Bunun dışında çocuklarda öğrenme
yeteneğinin sınırlı olması, büyümedeki aksaklıklar, saç dökülmesi,
kısırlık, soğuk eller ve ayaklar, koklama ve tat alma duygusunun sınırlı
olması, tırnaklarda beyaz lekeler de çinko azlığının diğer
belirtileridir. ÇİNKO
EN FAZLA NELERDE VAR? (100 gramda) İstiridye
POTASYUM Yazın
bronzlaşmak için güneşlenirken terle birlikte potasyum kaybettiğinizi
biliyor musunuz? Potasyum eksikliği yorgunluk, kabızlık, bacak krampları
ve kalp ritmi bozuklukları gibi rahatsızlıklara neden olur. Zengin
potasyum içeren muz, patates, kayısı, kara ekmek gibi gıdalar aynı
zamanda kalori yönünden de zengin oldukları için kilo sorunu
yaratabilirler. Kalori almadan kaybettiğiniz potasyumu yerine koymak için
şimdi potasyum efervesan tablet var. Limon aromalı potasyum tabletle
potasyum eksikliğini giderebilirsiniz. MAGNEZYUM Magnezyum
hayati önem taşıyan 11 mineralden birisi, belki de en önemlisidir. Vücudun
kendisi bu minerali üretmediği için magnezyumun besinler yoluyla alınması
gerekir. Magnezyum özellikle strese ve migrene karşı iyidir ve kalbi
korur. Astım ve alerjik nezleyi hafifletir. Ayrıca cildi düzgünleştirir,
saçı güzelleştirir, tırnakları kuvvetlendirir. 300 enzimi çalıştırır
ve bununla metabolizmayı etkilemiş olur. DOĞAL
SAĞLIK KAYNAĞI: Magnezyum toprakta ve deniz suyunda saklıdır. Vücudumuzda
da sürekli doldurulması gereken bir magnezyum rezervi vardır. Yani bu
mineralin sayısız fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için vücuda
devamlı olarak verilmelidir ve sorun da buradadır. Yanlış beslenme,
toprakta bu mineralin giderek azalması magnezyumun vücut tarafından
yeteri kadar alınmamasına neden olur. Ayrıca fazla terleyen, müshil
veya idrar söktürücü ilaç alan kişilerde vücuttan daha fazla
magnezyum gider. Stres, gebelik ve emzirme gibi durumlarda ise vücudun
magnezyuma olan ihtiyacı daha da artar. Ve vücut bu minerali yeteri
kadar almadığı takdirde kemiklerde depo edilmiş olan magnezyuma el
atar. Rezervi bittiği zaman da alarm verir. Mide barsak bölgesindeki,
idrar yollarında, baldırlardaki kramplar, kalp ritmindeki bozukluklar,
boyunda ve omuzlarda kasılmalar veya sinirlilik, ellerde uyuşukluk ve
karıncalanma, migren, dikkat azlığı, gürültüye karşı hassasiyet
magnezyum eksikliğinin işaretleridir. NE
KADAR MAGNEZYUM? Magnezyum ihtiyacı yaşa, yaşam tarzına göre değişir.
Bunda esas kural şudur: Bir kadının günde en az 300 mg magnezyuma
ihtiyacı vardır. Gebelik ve emzirme devresinde ise bu miktar günde 700
miligramdır. Aksi halde düşük ve erken doğum söz konusudur. Fakat günümüzde
besinlerdeki magnezyum miktarı 50 yıl öncesine göre çok daha azdır.
Ve bazı yaşam tarzlarında çok daha fazla magnezyuma ihtiyaç vardır
(diyet, spor, stres, alkol ve sigara gibi). Magnezyumun fazlasının zararı
yoktur, çünkü fazlası vücuttan çıkar. Olabilecek yan etkiler, hafif
ishal, hafif mide rahatsızlıkları. Böbreklerinden sorunu olanlar
doktora sormadan magnezyumlu preparatlar almamalıdır. MAGNEZYUM
KAYNAKLARI (100 gramda)
|
||
|
GERİ ANASAYFA |