|
|
|
|
DİYET
- Herhangibir
Kardiyovasküler hastalığınız varsa, "Neler yiyeceğim ?
Neler yemeyeceğim ? " diye fazla düşünmeyin. Çünkü, sağlıklı
kişilerin diyetinde dikkat etmesi gereken şeylere hastalığınızla
ilgili bir iki ufak eklenti dışında sizi sıkıntıya düşürecek
bir şey yoktur.
- İnsanlar
beslenirken, proteinler, karbonhidratlar ve yağlardan yararlanırlar.
Sağlıklı beslenme kurallarında bunlardan fedakarlık edilmez.
Ancak, bu ana grupların kendi arasında dengeli olmasına ve hangi
protein, hangi karbonhidrat, hangi yağın seçileceğine dikkat
edilmesi gerekir.
Sağlıklı
Beslenme Kuralları:
- Kilonuza
dikkat edin. Aşırı kilolu iseniz mutlaka ideal
kilonuza inin. Kilonuz normalse kilo almamaya özen gösterin.
Aşırı kilo önemli bir risk faktörüdür.
- Kilo
almada önemli etken yağlardır. Beslenmenizde yağ oranını azaltın.
Normal kişiler,günlük kalori ihtiyacının %30 unu yağ olarak
almalıdır. Günlük kalori ihtiyacının % 30'u 9' a bölünürse
gr cinsinden yağ miktarı ortaya çıkar. İhtiyaç 1800 kalori ise,
bunun 540 kalorisi yağlardan alınmalıdır.Yani günde ençok 60 gr
yağ yeterlidir.
- Öğün
atlamayın. Yemeklerde tabağınızı tam doldurmayın. Yavaş yiyin.
Öğün aralarında bir şey yemek ihtiyacı duyarsanız meyve iyi bir
seçimdir. Tatlılardan kaçının.
- Bitkisel
besinleri, haşlanmış, ızgara yemekleri tercih edin. Yemeklerinizi
buharda ve yanmaz tavada pişirin. Hazır gıdalardan ve hayvansal gıdalardan
mümkün olduğunca uzak durun.
- Kanınızdaki
Kolesterolün ve tiplerinin seviyesini bilin. Kolesterol doğal olarak
bünyeniz tarafından üretilen bir madde olmasına rağmen alınan
besinlerle de ilgilidir. LDL olarak kısaca ifade edilen tipi " kötü
huylu kolesterol " diye tanımlanır. LDL damar sertliğine neden
olur. HDL ise " İyi huylu kolesterol " olarak tanımlanır
ve atar damarların tıkanmasını önler. Kanda düşük LDL, yüksek
HDL seviyesi iyi bir durumdur. Uygun beslenme ile birlikte egzersiz,
HDL seviyesini yükseltir.
- Beslenme
biçimi ve heredite, kan kolesterolünü yükselten ve tiplerinin
oranlarını etkileyen faktörlerdir. Genetik olarak edinilen
herediteyi değiştirmek elimizde olmadığına göre, beslenmemizi düzenleyerek
sağlığımızı koruyabiliriz.
- Gıdalarla
alınan yağlar şu şekilde sınıflandırılır:
Doymuş
yağlar : Bu yağlar oda ısısında katıdır.
Kolesterolü ve özellikle LDL' yi yükselten yağlardır. Etlerdeki yağlardan,
yumurta, tam yağlı süt ve süt ürünlerinden, dilimize yerleşen
deyimiyle fast food gıdalardan alınır.Bazı bitkisel yağlar (kakao yağı,hurma
yağı,hindistancevizi yağı) da doymuş yağdan zengindir.
Doymamış yağlar:Oda
sıcaklığında sıvıdırlar.Kolesterolü yükseltmez. HDL seviyesini
olumlu etkiler. Sıvı yağlar (Zeytinyağı, Mısırözü yağı, Kanola
yağı, Artic yağ,Keten yağı,Soya yağı gibi) ile alınır. Beslenmede
doymuş yağların yerine konulduğunda sağlık açısından yararı tartışılmazdır.
Aşağıdaki
çizelgede yağların fraksiyonlarına göre özellikleri belirtilmiştir;
|
YAĞ
CİNSİ
|
Doymuş
Yağ
|
Çoklu
doymamış Linoleik yağ
|
Çoklu
doymamış Alfa Linoleik Yağ
(Omega 3)
|
Tekli
Doymamış Yağ
|
|
Zeytinyağı
|
%15
|
%9
|
%1
|
%75
|
|
Ayçiçeği
Yağı
|
%12
|
%71
|
%1
|
%16
|
|
Mısır
Özü Yağı
|
%13
|
%57
|
%1
|
%29
|
|
Kanola
Yağı
|
%7
|
%21
|
%11
|
%61
|
|
Soya
Yağı
|
%15
|
%54
|
%8
|
%23
|
|
Tereyağı
|
%68
|
%3
|
%1
|
%28
|
|
Hindistancevizi
|
%91
|
%2
|
-
|
%7
|
|
Keten
Yağı
|
%9
|
-
|
%73
(Omega 3 ve 6)
|
%
18
|
- Kanola
Yağı: Kanola, Brasica rapa (Polonya kanolası)
ve Brassica napus (Arjantin kanolası) aşılanmasından oluşan
Kanada' da yetiştirilen Kanola bitkisinin tohumlarından elde edilen
bitkisel bir yağdır. İnsanların besinlerle linoleic
acid alması gerekir. Çünkü vücudumuz bunu sentez edemez. Lifli
sebzelerde, fındıkta, tohumlarda, anne sütü, balık (tuna,karides,
somon, sardalya, ringa balığı) ve tohumlardan yapılan
yağlarda (kanola yağı) bulunur. Kanola bitkisinde bu yağ
asitleri diğer yağlara oranla daha fazladır. Linoleic acid
merkezi sinir sistemi, göz ve trombositler için gereklidir.
Kolesterol seviyesini ve trigliserid seviyesini düşürür.Kan
hücrelerinin akışkanlığını artırır. Bağışıklık sistemini
güçlendirir. Dolayısıyla damar tıkanıklıklarının oluşmasını
engeller. Çoklu doymamış yağları daha çok yedikçe en güçlü
anti oksidan olan E vitamini ni alma imkanımız artar. Kanola yağı,
ayçiçek yağı gibi yağlarda,yumurta, fındıkta bulunur. Daha az
miktarda meyve, sebze, et ve balıkta bulunur. 2 çay kaşığı
kanola yağında 1.9 mg E vitamini bulunur ki bu da almamız
gereken miktarın 1/5 idir. Kanola bitkisinin yetiştirildiği
toprağın özelliklerine bağlı olarak, bazı bölgelerde elde
edilen yağların, insan vücuduna zarar verebilecek bazı toksik
maddeleri içerebileceği şeklinde uyarı yayınları da vardır.
- Artic
Yağ: Eskimolarda kalp hastalığı,damar
hastalığı, artrit, romatizma, sedef hastalığı ve astımın nadir
görülmesi, eskimoların kullandığı bir tür balık( Balaenoptera
Acutorostrata )yağına dikkatleri çekmiştir. Bu yağ, doymamış yağ
asitlerinden zengindir. Kanın akışkanlığını artırır ve
inflamasyona neden olan tümör nekrotizan faktörün seviyesini düşürür.
Günde 15 ml alınması kalp hastalıklarından korunma için
yeterlidir.
- Keten
Yağı: LDL
kolesterol ve trigliserid seviyesini düşüren Omega 3 yağ asidinin
en çok bulunduğu bitkisel yağdır.Omega 3 ihtiyacı hamurişlerine
keten tohumu ekleyerek, keten tohumu ile beslenen tavuklardan elde
edilen yumurtalar yiyerek karşılanabilir. Keten yağı
enflamasyonu engelleyerek eklem hastalıklarındaki şişme ve ağryı
önler. Sedef gibi cilt hastalıklarının düzelmesinde de
yararlıdır. Keten tohumu ve keten yağı preparatlarında ayrıca
lifli elemanlar da bulunur. Bu lifli elemanlar, çoklu doymamış yağ
asitleri ile birlikte hem kolesterol seviyesinin iyileşmesinde hem de
bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkilidir. Keten tohumu ile
beslenen deney hayvanlarında hormona bağlı kanser
türlerinin(meme,rahim ve prostat) oluşmasının engellendiği
gösterilmiştir.Bu
olumlu etki, içerdiği fitoöstrojen ( doğal bitkisel östrojen
hormonu ) sayesindedir.
- Et
yerken tavuk eti (özellikle göğüs kısmı), hindi eti ve balığı
tercih edin. Mutlaka kırmızı et yemek zorunluğu varsa yağlarını
tamamen temizleyerek kullanın. Ne eti olursa olsun deri ve yağlı
bölümlerinden uzak durun.
- Karaciğer
ve benzeri sakatatlar, pastırma, sucuk, salam, sosis, jambon ve donmuş
hazır yiyeceklerden sakının.
- Bitkisel
proteinlerden ( bakliyat) yararlanın.
- Tam
pirinç, fasulye gibi kompleks karbonhidratlar yiyin.
- Beslenmenizde
fitoöstrojenden zengin lifli gıdaların oranını olduğunca
fazla tutun. Lifli gıdalarla beslenen kişilerde hormonal aktiviteye
bağlı tümörlerin az görüldüğü saptanmıştır.
- Keten
tohumlu yemlerle beslenen tavuklardan elde edilen düşük
kolesterollü yumurta yiyin. Diğer yumurtalar haftada 3 kezden
fazla olmasın. Elden geldiğince yumurta sarısından uzak
durun.
- Süt
ve ürünlerinin yağsız olmasına dikkat edin. Krema ve tereyağ
yemeyin. Yağsız peynir ve çökelik kullanın.
Kalp
yetmezliği hastalarının Beslenme Kuralları:
- Yukarda
yazılı kurallar, kalp yetmezliği hastaları için de
geçerlidir.
- Bu
kurallara ilave olarak özellikle tuzsuz beslenmeye dikkat edin.
- Sodyum
sağlık için gerekli bir mineraldir. Tüm yiyeceklerde,
özellikle tuzda bulunur. Çoğu insan gereğinden fazlasını alır.
Vücüt fazla sodyumdan kurtulamazsa sıvı birikir. Fazla sıvı
kalbin ve böbreklerin çalışmasını zorlar ve kan basıncını
yükseltir. Daha az sodyum yiyerek bu kontrol altına alınır.
Ekmeğiniz ve yemekleriniz tam tuzsuz pişmelidir. Yemeğe katkı
olarak konan salçada da tuz olmamalıdır. Diüretikler sodyum
kaybına neden olduğu için, tam tuzsuz beslenmede günlük 2 400 mg
tuz alınması( silme bir çay kaşığı tuz = 1000 mg ) kan
elektrolit dengesinin bozulmaması için önerilmektedir. Tuzsuz
yemeklerinize bu miktarı öğünlere bölerek ekleyin. Lezzet unsuru
olarak baharat kullanın. Etleri sarmısak,sirke, limonsuyu
ile terbiye edin. Hazır çorbalar, hazır gıdalar, hazır
yufka, turşu, patates cipsi, mayonez, ketçap, hardal ve
etsuyu tabletleri tuz içerir. Bunları kullanmayın.
|