|
Genel
Bilgiler
Doğum,
rahim adelesinin bir dizi istemsiz kasılmaları ile başlayan ve bebeğin anne vücudunu terketmesi ile sonlanan bir olaydır. Doğumun
başlamasına yol açan faktör detaylı olarak bilinmemekle
birlikte anne ve bebekten kaynaklanan kompleks pek çok faktörün
sonucu olduğu bilinmektedir.
Doğumda
iki tür etkiden söz edilebilir.
·
Hormonal değişiklikler
·
Mekanik değişiklikler
Hormonal
değişiklikler: Gebelik boyunca progesteron (uterusta gevşeme sağlayan hormon), uterus
adelesinin kasılmalarını
önler. Estrojenlerin
(kadınlık hormonu) etkisi ise kasılmaları
arttırıcı yöndedir. Gebeliğin son aylarında estrojen
salgılanması, progesteron salgılanmasından daha fazla artar
ve böylece progesteronun uterus adelesinin kasılmasını önleyici
etkisi de ortadan kalkmış olur. Bu şekilde estrojen hormonunun
kasılmaları artırıcı etkisi ile doğum olayı başlamış olur.
Gebeliğin
sonlarında bebeğin başının tazyiki ile rahim
ağzının uyarılması, hipofizden (beyin tabanında hormon
salgılayan bez) oksitosin
adı verilen hormonun salgılanmasını arttırır. Oksitosinin de
rahim adelelerinin kasılmasını artırıcı etkisi vardır. Ayrıca
gebeliğin sonlarına doğru plasentadan relaxin adı verilen, rahim ağzı ve vaginadaki
dokularda gevşemeye neden olan bir başka hormon
daha salgılanır. Kısaca özetlersek estrojen
ve oksitosin doğum olayının başlaması için gerekli olan kasılmaları
artırıyor, relaxin ise
rahim ağzının ve vaginadaki dokuların gevşemesini sağlayarak
doğum olayının gerçekleşmesi için katkıda bulunuyor.
Mekanik
değişiklikler: Doğum olayında sadece
hormonal değişikliklerin olması yeterli olmuyor; olayın bir de mekanik
değişimlerle ilgili yanı var. Gebeliğin sonlarına doğru bebeğin hareketleri ve rahim
adelesinin bebeğin büyümesiyle gerilmesi
hormonal değişimlerle birlikte, rahim adelelerinde doğumu başlatan
kasılmalara neden olur. Gebelik
boyunca uterusda zayıf,
ritmik kasılmalar
periyodik olarak zaten vardır. Gebeliğin sonlarına doğru bu kasılmalar gittikçe artarak rahim ağzında gerilmeye ve bebeğin
doğum kanalına itilmesine
neden olur. Doğum olayının başlarında kasılmalar
30 dakikada bir görülürken doğum ilerledikçe
1-5 dakikada bir görülmeye ve yoğunluk olarak artmaya başlar.
Uterus ve karın kaslarının birlikte kasılmaları bebeği her
kontraksiyonda biraz daha aşağı
iter. Doğumların yaklaşık %
95'inde bebek başla gelir, kalanların büyük kısmında ise
makat gelişi vardır. Doğum, fertilizasyondan (döllenmeden)
ortalama 266 gün sonra gerçekleşir. Ancak genelde gün
hesabı fertilizasyon gününe göre değil son
görülen adet günü üzerinden hesaplanır. Son görülen adet
günü hesabına göre gebelik
süresi ortalama 280 gündür.
Doğum
Aşamaları
İlk belli belirsiz kasılmalar hipofiz bezinden oksitosin salgılanmasını
uyarır. Bu durum hemen ardından biraz daha güçlü kasılmalara
yol açar. Adele kasılmaları
yukarıdan aşağıya doğru dalgalanmalar şeklinde oluşurlar
ve bebeği rahim ağzına doğru
iterler. Bu aşamada rahim ağzı genişlemeye başlar ve en geniş çapı olan 10 cm'lik genişliğe yaklaşır. Bebeğin içerisinde
bulunduğu su kesesi (Amniyon
kesesi) doğumun herhangi bir aşamasında kendiliğinden yırtılabilir ya da tıbbi müdahale ile açılır. Her iki yolda da sonuçta açılmış
kesedekı amniyon sıvısı boşalır. Amnion
kesesi erken açılırsa doğumu başlatma sinyaline neden
olabilir. Doğumun başladığının diğer bir göstergesi ise servikal
mukusun (rahim ağzındaki tıkaç)vajinadan atılmasıdır.
Gerek amniyon sıvısının gelmesi, gerekse de mukus tıkacının
atılması doğumun kesinlikle başladığının göstergesidirler. Bu aşamadan
bebeğin tamamen çıkışına kadar geçen süre gebeler arasında
farklılıklar gösterir. Bebekler genellikle baş
gelişi ile doğarlar (sefalik pozisyon). Diğer olası
pozisyonlar komplikasyonara yol açabileceklerinden daha ileri tıbbi
girişimleri gerektirebilir.
DÖLLENMİŞ YUMURTA
Yenidoğanın kafa kemikleri
henüz birbirine kaynamadığı için kafa kemiklerinin birbirinin
üzerine binme özellikleri vardır. Bu özellikleri olmasaydı, kafanın
vajinadan geçişi büyüklüğü nedeni ile olanaksız olurdu.
Bebek doğduğunda göbek kordonu ile plasentaya hala bağlı
durumdadır. Bebek uterustan
çıkarıldıktan sonra göbek
kordonu, hemen hem anne, hem de bebek tarafından bağlanır
ve ortadan kesilir.
Doğumun birinci evresi;
düzenli uterus kasılmaları ile başlar. Uterus kasılmaları başta
20-30 dakikada bir oluşurken gitgide sıklaşmaya başlar. Uterusun
kasılmaları son dönemde her 2-3 dakikada bir olmaya başlar.
Birinci evre ilk doğumda ortalama 14 saat sürer, sonraki doğumlarda
bu süre kısalır. Bu evrenin en önemli fonksiyonu rahim ağzının
açılmasıdır.
Doğumun ikinci evresi;
bebeğin gerçek doğumudur. Süresi birkaç dakika olabileceği
gibi birkaç saate kadar uzayabilir. Eğer birinci evrede su kesesi
açilmamışsa dönemde mutlaka açılır.
Doğumun üçüncü evresi;
yaklaşık 20 dakika sürer. Plasentanın ve kalan uterus sıvılarının
çıkması ile geçen süredir. Genellikle bebeğin çıkışından
sonra 30 dakika içinde başlar, ek uterus kasılmaları ile gerçekleşir.
Bu dönemdeki kasılmalar aynı zamanda plasentanın uterus duvarından
ayrılması ile açılan kan damarlarının kapanmasına da yardımcı
olur.
|