|
Doğum kontrol hapları, steroid
hormonlar (östrojen ve progesteron) içeren ilaçlardır. Yalnız
başına progesteron içeren doğum kontrol hapları da vardır ama,
piyasada çoğunlukla kombine (östrojen+ progesteron içeren) ilaçlar
bulunur. Bunlar, daha çok beyindeki hipofiz ve hipotalamus bölgeleri
üzerinde etki göstererek yumurtlamanın önlenmesi yoluyla etki gösterirler.
Ayrıca, rahim içi dokusunu (endometrium) bebeğin yerleşmesine
elverişsiz hale getirme, rahim ağzı salgısını (servikal mukus)
koyulaştırarak spermlerin ilerlemesini engelleme ve tüplerin
hareketlerini bozarak spermle yumurtanın karşılaşmamasını sağlama
gibi etkileri de vardır. Yalnızca progesteron içeren haplar
(minipill), daha çok 2. mekanizma yoluyla doğum kontrolu sağlar;
bu hapları kullanan hastaların % 40'ında normal yumurtlama olur.
Doğum kontrol haplarının başarısızlık
oranları, hapların cinsine ve hastaların uygulamadaki özenine göre
değişmektedir. Özenle kullanıldığında, kombine doğum kontrol
haplarının ilk yıl içindeki başarısızlık oranı binde bir
olarak bildirilmektedir ama, bu oran pratikte yüzde 3'e kadar çıkmaktadır.
Yalnızca progesteron içeren haplarda (ülkemizde bulunmamaktadır),
bu oranlar sırasıyla binde 5 ve yüzde 3 olarak verilmektedir
Doğum kontrol haplarının, 21 gün
süreyle her gün aynı saatte alınması önerilir. Hapa ilk başlayacak
kişinin, adetin 5. gününden önce (tercihan ilk gün) başlaması,
sonraki aylarda ise kutu bitince yedi gün ara vererek sekizinci gün
yeni kutuya başlaması gerekmektedir. Burada hapın her gün hiç
unutulmadan alınması önemlidir. Bir hap unutulduğunda, akla
gelir gelmez alınmalı, daha sonra diğer haplara sırasıyla devam
edilmelidir. O ay hapın koruyucu etkisi devam eder. Kutunun ilk 2
haftasında iki hap unutulursa, sonraki iki gün ikişer tane hap alınarak
bu telafi edilir. Burada da başka bir korunma yöntemine gerek
yoktur ama, bazı doktorlar bir hafta süreyle ek bir korunma yöntemi
önermektedir. 3. haftada 2 hap veya herhangi bir dönemde ikiden
fazla hap unutulmuşsa,hemen yeni bir doğum kontrol yöntemi
uygulanmalı ve yeni bir kutuya başlanmalıdır.
Ayrıca doğum kontrol hapı
kullanan hanımlar, hiç hap unutmasalar bile, gastroenterit (şiddetli
bulantı-ishal) durumlarında en az bir hafta süreyle başka bir yöntem
kullanarak korunmalıdır. Bazı kutularda 28 hap bulunur. Bu,
kullanım kolaylığı içindir. Asıl doğum kontrolu sağlayan ilk
21 haptır, diğer 7 hap ise genellikle demir gibi vitamin hapları
içerir. Unutulma durumlarında, bu yedi hap gözardı edilmelidir.
Hap seçiminde biz, etkili doğum
kontrolu ve geniş güvenlik aralığı ilkesini esas alırız.
Düşük doz bir progesteron ile
birlikte, 50 mikrogramın altında düşük doz östrojen içeren doğum
kontrol hapları daha çok tercih edilir. Ayrıca tüylenme, yağlı
cilt ve sivilce gibi sorunları bulunan hastalarda, anti-androjen
etkisi de olan doğum kontrol hapları ilk seçenek olmalıdır.
HANGİ
DURUMLARDA KESİNLİKLE DOĞUM KONTROL HAPI KULLANILMAZ
1. Tromboflebit, tromboembolik
hastalıklar(kanın pıhtılaşarak damarlarda tıkaçlar oluşturması),
serebral vaskuler (beyin damarlarında) hastalık, koroner damar
hastalığı; önceden bu tip hastalıklar geçirilmesi veya bu
hastalıklara yatkınlık durumu.
2. Karaciğer fonksiyonlarında
ileri derecede bozulma.
3. Meme kanseri ya da şüphesi.
4. Teşhis konulmamış anormal
vaginal kanama.
5. Gebelik ya da gebelik şüphesi.
6. 35 yaşın üzerindeki sigara
tiryakileri.
DOĞUM
KONTROL HAPLARININ NİSPETEN KULLANILMAMASI GEREKEN DURUMLAR
1. Migren baş ağrıları. İleri
yaşta olmayan, sigara içmeyen ve hipertansiyonu bulunmayan migren
vakalarında, düşük doz doğum kontrol hapları kullanılabilir.
2. Hipertansiyon. 35 yaşından küçük
hipertansiflerde düşük doz doğum kontrol hapları kullanılabilir.
3. Myom. Düşük doz hapların,
myomların büyümesine yol açmadığı ve adet kanamasının
miktarını azalttığı gösterilmiştir.
4. Gebeliğe bağlı şeker hastalığı.
Kan şeker düzeyleri yakından takip edilerek, bu hastalar doğum
kontrol hapı kullanabilir.
5. Acil olmayan ameliyatlar. Büyük
ameliyatlardan yaklaşık 4 hafta önce, doğum kontrol hapı kullanımına
son verilir. Bu haplar, ameliyat sonrası hareketsiz kalmanın da
etkisiyle kanda pıhtılaşmaya ve damar tıkanmalarına yol açabilir.
6. Epilepsi (sara hastalığı). Doğum
kontrol haplarının, bu hastalığın seyri üzerinde kötü bir
etkisi yoktur. Hatta olumlu etkileri bildirilmiştir. Ancak, sara
ilaçları doğum kontrol haplarının etkisini azaltır.
7. Gebelikte tıkanma sarılığı
geçirilmiş olması.
8. Orak hücre hastalığı. Bir tür
kan hastalığıdır. Bunlarda da gebeliğin önlenmesi daha önemli
olduğu için, düşük doz doğum kontrol hapları önerilmektedir.
9. Diabetes mellitus (şeker hastalığı).
35 yaşın altındaki ve başka bir rahatsızlığı bulunmayan
hastalar doğum kontrol hapı kullanabilirler.
10. Safra kesesi rahatsızlığı.
Doğum kontrol hapları, safra taşları oluşturmaz. Ancak taş
varsa, hastanın şikayetlerini artırabilirler.
HAPLARIN
DOĞUM KONTROLU DIŞINDAKİ YARARLI ETKİLERİ
* Etkili Doğum Kontrolu
- kürtaja daha az ihtiyaç
duyulması
- cerrahi kısırlaştırmaya daha
az ihtiyaç duyulması
* Endometrium (rahim) kanserinde
azalma
* Yumurtalık kanserinde azalma
* Dış gebelik riskinde azalma
* Adetlerin daha düzenli olması
- akım miktarın azalması
- adet sancılarının düzelmesi
- kansızlığın azalması
* Daha az salpenjit(tüplerin
iltihaplanması) görülmesi
* Muhtemelen daha az endometriosis
görülmesi
* Muhtemelen daha az selim meme
hastalığı görülmesi
* Muhtemelen daha az romatoid
artrit görülmesi
* Muhtemelen damar sertliğine
(ateroskleroz) karşı korunma sağlanması
* Muhtemelen kemik yoğunluğunun
artması
* Muhtemelen myomların azalması
* Muhtemelen yumurtalık
kistlerinin azalması
HAPLARLA
İLGİLİ SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ
- Adet dışı kanamalar: En sık
olarak, hapa başlanılan ilk aylarda görülür. Bu geçici bir
durumdur. Çoğunlukla kendiliğinden düzelir. Birkaç yıl sonra
da ara kanamaları görülebilir. Sigara içenlerde, hapı düzensiz
alanlarda ve rahim ağzında ilthap (özellikle servikal klamidya
enfeksiyonu) bulunan hastalarda ileri dönemde ara kanamalarına
daha sık rastlanır. Bu kanamalar için, kısa süreli östrojen
tedavisi genellikle yeterli olur.
- Adetin kesilmesi (amenore): Özellikle
düşük doz östrojen içeren hap kullananlarda görülür. Rahimin
aşırı incelmesi, bu olaya neden olur. Uzun süreli bir etkisi
yoktur. Gebelik şüphesi nedeniyle, hekim ve hastada endişe yaratır.
İlaç alınmayan haftanın sonunda bir gebelik testi yapılarak,
gebelik olasılığı uzaklaştırılır. Bu olayın tekrarlamaması
için, hastaya genellikle sonraki ay 21 gün süreyle hap+östrojen
verilir. Bu durum nedeniyle hap kullanımına son vermemek gerekir.
- Kilo alma: Hapların kilo almaya
yol açtığı görüşü yanlıştır. Bu, bir algılama sorunudur.
Hastalara, bu nedenle ilacı bırakmamak için düşük doz haplar,
düzgün beslenme ve düzenli egzersiz önerilebilir.
- Sivilceler: Düşük doz haplar,
sivilcelerde düzelme yapar.
- Yumurtalık Kistleri: Düşük
dozlu haplarda, fonksiyonel yumurtalık kistlerine daha sık rastlanır.
Önemli bir sorun değildir. Tedaviyle düzelir. Östrojen dozu arttıkça
kistler azalır.
- Depresyon: Bu durum da, daha çok
yüksek doz östrojen içeren hap kullananlarda görülür. Çözüm
olarak, düşük dozlu bir preparata geçmek gerekir.
- Kanser: Yukarda da bahsettiğimiz
gibi, doğum kontrol hapları bazı kanser türlerine karşı
koruyucu etki gösterir. Bu nedenle, kanser yaptığı yönündeki
spekülasyonlar asılsızdır.
- Yaş: 35 yaşın üzerindeki
hastalar, başka bir rahatsızlıkları yoksa ve sigara içmiyorlarsa
doğum kontrol hapı kullanabilirler. Düşük dozlu haplar tercih
edilmelidir.
- Cinsel İstek: Doğum kontrol
hapları, bazan cinsel istekte azalma yapabilir. Bu durumda, başka
bir hapa geçmek uygundur.
- Kısırlık: Doğum kontrol
haplarının kısırlık yapıcı bir etkisi yoktur. Hap bırakıldıktan
sonraki iki yıl içinde görülen gebelik oranları, diğer
insanlardan farklı değildir.
- Menopozu Geciktirme: Doğum
kontrol haplarının ne menopozu geciktirici ne de hormonları
bozucu etkisi vardır. Hap kullanan hastalar adet görmeye devam
etse de, belli bir yaştan sonra yumurtalıklar ömrünü tamamlar.
Hasta ilaç kullanmaya devam ederse, bunun farkına varmayabilir.
Belli testler yapılarak menopoz doğrulandığı takdirde, doğum
kontrol haplarını bırakarak menopoz ilaçları kullanmaya başlamak
daha doğru olur.
Piyasada bulunmadığı için,
burada minipill'den ayrıntılı olarak bahsedilmeyecektir. Ancak
yalnızca progesteron içeren bu haplar, emziren kadınlar ve 40 yaşın
üzerindekiler için özellikle uygundur. Ayrıca, damar hastalığı
bulunan diabet, kalp-damar hastalığı gibi ciddi tıbbi sorunları
nedeniyle östrojen içeren kombine doğum kontrol haplarının
yasak olduğu hastalarda da kullanılabilirler. Bir ölçüde
kombine doğum kontrol haplarının açığını kapatırlar.
|