Erkeği yöneten hormonlar


Hormonlar erkeklerin hayat akışını belirliyor. Sağlıklı bir dış görünüşte, kiloların kontrolünde ve ruhsal dengenin sağlanmasında hep hormonların parmağı var. Cinsel iktidar ya da iktidarsızlık da hormonların elinde...

ERKEKLERİ hormonları yönetiyor. Alman Bunte Dergisi'nin son sayısındaki araştırmaya göre, erkeğin fiziğini, çekiciliğini, kasların gelişimini hep cinsel hormonlar belirliyor. Hormon seviyesi düştüğünde erkeğin yataktaki cinsel performansı da sekteye uğruyor. Cinsel arzuyu da, cinsel gücü de yine belirleyen hormonlar...

Viyana Üniversitesi Kadın Kliniği'nden Prof Johannes Huber, uluslararası tıp çevrelerinde ‘‘Hormonların Babası’’ olarak tanınıyor. Prof. Huber, Almanya'da piyasaya çıkan ‘‘Man(n) wird jünger... und attraktiver’’ (Erkek Gençleşiyor ve Çekicileşiyor) isimli kitabında hormonların erkeklerin cinsel iştahlarını ve cinsel performanslarını nasıl etkilediğini anlatıyor.

KADININ TERCİHİ

‘‘Lancet’’ tıp dergisinde yayınlanan bir başka bilimsel araştırmaya göre ise kadınlar, hormon seviyesi yüksek erkekleri daha çekici buluyorlar. Araştırma için farklı görünüşte yüzlerce erkek seçildi. Kadınlardan erkekleri çekicilik açıdan değerlendirilmeleri istendi. Sonuçta, kadınların kanlarındaki testosteron hormonu yüksek olan erkekleri daha çekici buldukları ortaya çıktı.

ORTAK ÖZELLİKLER

Prof. Huber'e göre, çekici bulunan erkeklerin ortak özellikleri var: Omuzlar geniş, karın gergin ve düz. Kas geliştirici özelliği bulunan testosteron omuzların gelişimini ve yağ eritici özelliğiyle de erkeklerin göbek bağlamasını engelliyor. Kadınlar da testosteron seviyesi yüksek erkekleri, doğacak çocuklarına baba olmak için biçilmiş kaftan olarak görüyorlar.

EN ÇEKİCİ HORMON

Testosteron, kadınları çeken horman olarak biliniyor. Testosteron, er bezinin ürettiği androjen hormonlarının en önemli üyesi. Testosteron, kas gelişimini ve vücut kıllanmasını düzenliyor, cinsel arzuyu ateşliyor ve iktidar gücünü artırıyor. Vücuttaki testosteron seviyesi düştüğünde erkeklerde kadınların menopoz döneminde olduğu gibi çeşitli şikayetler görülür. Sıcak basması, uykusuzluk, ruhsal sorunlar, cinsel arzu ve performansın düşmesi...

YANLIŞ TAKVİYE

Prof. Johannes Huber, testosteron tabletleriyle takviye yapmanın doğru olmadığını, çünkü şeker hastalığı riskini artırdığını söylüyor. Avusturyalı bilim adamı, bazı erkeklerde ileriki yaşlara kadar testosteron üretiminin devam ettiğini ve 80 yaşında baba olan erkeklerin de bulunduğunu söylüyor. Prof Johannes Huber, erkeklere hormon tabletleriyle takviye yapmak yerine doktora gitmelerini tavsiye ediyor. Ancak çok az ürolog, hormonlar konusunda uzman, bu nedenle erkekleri jinekologlara, yani kadın doktorlarına gitmesi gerekiyor.

GÜCÜ ARTIRIYOR

Azot monoksit denilen madde (kimyasal formülüyle NO), ereksiyon sırasında penis damarlarını genişleterek kanla dolmasını sağlıyor. Testosteron ise azot monoksidin damarlar üzerindeki etkisini artırıyor. Etkin bir ereksiyon için azot monoksit ile testosteronun işbirliği yapması şart. NO sadece ereksiyonda rol oynamıyor, orgazm sırasında salgılanan azot monoksit, kalp damarlarının daha iyi kanla beslenmesini sağlıyor. Bu nedenle düzenli ve tatminkar seks, kalp krizi geçirme riskini de azaltıyor.

ERKEKTE ANDROPOZ

Testosteron dışında erkeğin yaşantısını belirleyen başka hormonlar da var. Mesela ‘‘Dihydroepiandrosteron’’ ya da kısaca DHEA. Böbreküstübezinin bir ürünü olan bu hormonun üretimi 45 yaşla birlikte gerilemeye başlıyor. Prof. Huber, ‘‘Hormon seviyesindeki açık kendini beyinde de belli ediyor’’ diyor. Çünkü bu hormon, sinir hücreleri arasındaki iletişim sağlanmasında da önemli rol oynuyor. DHEA açığı yaşayan kişi daha depresif bir tutum içine giriyor, sosyal ilişkiler kurmaktan korkuyor, tıpkı bir kaplumbağa gibi kabuğuna çekilmek istiyor. DHEA, yağları eriten bir hormon olduğundan, hormon seviyesi gerilediğinde spor yapan erkeklerde bile yağlanma başlıyor. Ve erkekler enfeksiyonlara daha açık hale geliyor, grip mevsiminde en az iki ya da üç kez hastalığa yakalanıyorlar.

MUCİZE HORMON

Kadınların bir numaralı cinsel hormonu ise östrojen. Bu hormon sadece kadının üreme yeteneğini belirlemiyor, aynı zamanda kadını hastalıklardan da koruyor. Mesela östrogen, damarların genişleterek, damar tıkanıklığını engelliyor. Prof. Huber, ‘‘Bu da kadınların en az 40 yıl boyunca vücutlarının erkek organizmasına göre kanla daha iyi beslendiği anlamına geliyor’’ diyor. Bu durumda kadınlar ortama erkeklerden 10 yıl daha fazla yaşıyor. Peki erkeklere de östrojen takviyesi yapılamaz mı? Östrojen kadın cinsel organlarının gelişimini düzenliyor. Herhalde çok az erkek birkaç yıl daha fazla yaşamak için meme ve kadınsı bir vücuta ‘‘evet’’ der.

 

 

 

ANASAYFA