|
|
|
|
|
Alerji
problemleri, nefes darlığı, dermatolojik hastalıklar, mikrobik
enfeksiyonlar, uykusuzluk, zihinsel yorgunluk, stres, depresyon, kas
yorgunluğu, yaşlanma... Şehir ortamında ‘hapsedilmiş’ tüm insanların yakın ya da uzak ama tanıdık
sıkıntıları. İnsanı mutsuz eden bu hastalıkların nedenini ise,
bundan yıllar önce ünlü fizik uzmanı Prof.Dr.Jacques
Breton, annesinin astım hastalığına çözüm ararken buldu. Havadaki
pozitif iyonların, negatif etkileri tüm dertlerin temelini oluşturuyordu.
‘‘Pozitif iyonların negatif
etkileri’’ni yaratan başlıca nedenleri ise Breton
şöyle sıralamıştı: Kapalı
ve klimalı ortamlar, uzun süre şehir içinde araba kullanmak, sentetik
koltuk döşemeleri, elektromanyetik aletler, dev ekran televizyon, video,
telefon santrali, fax, fotokopi makinaları ve aşırı toz. Teknoloji
çağında, sağlıklı yaşamak adına bu aletlerden vazgeçilemeyeceğine
göre geriye bir tek yol kalıyor: ‘‘Havadaki
pozitif iyonları yok edecek, parçalayacak negatif iyonları üretmek.’’
Araştırmalar
bu iyonların su bazlı olduğunu ve daha çok şelalelerin etrafında ya
da çok derin denizlerde ortaya çıktığını ortaya koydu. Breton
ise çok geçmeden Bircard
Kanunu olarak bilinen ‘‘İçeriğinde
sürekli olarak, yeterli sayıda küçük negatif iyon bulunan hava,
mikro-kirlilik oranı çok düşük ya da hiç olmayan ve de hep öyle
kalacak bir havadır’’ ifadesini kanıtladı. Çalışmaları sonuç
veren Breton, annesini astımın
pençesinden kurtaramadı ancak insan sağlığında devrim yapabilecek
buluşunu kısa süre sonra
‘‘Ionisat’’ adı altında yarattı. YAŞLANMAYI
DA ÖNLÜYOR İçinde
filtre bulunmayan, ozon ve azotoksit üretmeyen Ionisat ile dünya bundan
yaklaşık 75 yıl önce tanıştı. Aletin Türkiye'ye gelmesi ise 1998 yılını
buldu. Prof. Dr. Breton'un icadını ilk defa Fransa'da bir şarap fabrikasında gören
Erdoğan Tekin, üstünde küçük
delikler bulunan ince kolonların ne işe yaradığını sorduğunda aldığı
cevabı unutamıyor: ‘‘Daha
kaliteli şaraplar üretmek.’’ Bunun
üzerine Ionisat ile ilgili olarak daha fazla bilgi toplamak ihtiyacı
hissettiğini belirten Tekin, özellikle Breton
ile tanıştıktan sonra negatif iyon üreten Ionisat'ı ithal etme kararı
almış: ‘‘Breton'un
labrotuvarlarını gezdiğimde birçok şey gözlemleme fırsatını
buldum. İnsanın stres ve depresyona neden olan statik elekriği nasıl yüklendiğini
gördüm. İnanılır gibi değil ama gereğinde 40 bin volta kadar yükselen
bir insan vücudunun sağlıklı kalmasını beklemek komik olur. Ama bu
alet vücudu dengeye sokuyor, kan deveranını hızlandırıyor. Yararları
saymakla bitecek gibi değil. Neden Türkler bu aletten yararlanmasın
ki...’’ 30
sene süren araştırmaların sonunda ortaya çıkan Ionisat'ın, havaya
negatif iyon vererek kirli ve sağlıksız ortamlardaki pozitif iyonları
nötralize ettiğini anlatan Tekin,
kozmetik sektöründe de son yıllarda iyonların önem kazandığına
dikkat çekiyor. Yaşlanmayı
da önleyen ancak strese birebir çözüm olarak sunulan negatif iyonların
gücünü keşfeden bilim adamları ise peşpeşe deneyler yapıyorlar. TOZ
VE BAKTERİYİ AZALTIYOR
Bu
deneylerden belki de en önemlisi Finlandiya Helsinki Üniversitesi
laboratuvarında uzman fizikçiler ve biyologlar tarafından yapılan
oldu. İyonizörlerle
donatılan bir alanda, piliçlere, ölümcül etkisi olan ‘newcastle
hastalığı’ enjekte edildi. Sadece hastalığın enjekte edildiği
hayvanlar ölürken diğerlerinin yaşamaya devam ettiği gözlemlendi.
Deneyin sonunda açıklanan rapor ise ilgi çekici: ‘‘Yapay
hava iyonizasyonunun, ya mikroplu aerosol (havada asılı parçacıkların)
oluşumunu etkiyerek veya bunların bozunumunu hızlandırarak, hava yolu
ile taşınan belli bazı enfeksiyonlardan hayvanları koruyabileceği göstermektedir.’’
Tekin,
bu deneyin ardından
Ionisat'ın hastalıkların çok çabuk bulaştığı kreşlerde de kullanılmaya
başlandığına dikkat çekerek, negatif iyonların insanlar üzerindeki
olumlu etkilerine başka örnekler veriyor. Sadece bulaşıcı hastalıklarda
değil yanık ve plastik cerrahi servislerinde de yapılan deneylerin
olumlu sonuçlar verdiğini belirten Tekin,
Türkiye'de bir hastanede yapılan bir çalışmada yoğun bakım ünitelerine
konulan iyonizörlerden sonra ortamda yüzde 84 toz ve bakteri oranın
azaldığının saptandığını söyledi. HER
DERDE DEVA DEĞİL AMA...
Ancak
sadece hastane ortamlarında değil, oturma odaları, işyerleri, çalışma
salonları ve yatak odalarında da solunan hava sıklıkla tehlikeli
olabiliyor. Bunun nedenini, insan sağlığına yararlı negatif iyonların
metal, plastik ya da naylon eşyalar tarafından kolayca emilerek
yokedilemesi olarak açıklayan Tekin,
şehir içindeki havanın ise diğerlerine göre 100 ile 500 kere daha
kirli olduğunu hatırlatıyor. Bu ortamların yaşlanmayı hızlandırması,
tansiyon problemleri ortaya çıkarması yanı sıra unutkanlığı da
desteklediğini ise ABD Minesota Üniversitesi Birleşik Devletler Ordusu
Biyoloji Laboratuvarı'nda yapılan deneylerin sonuçları gösteriyor:
‘‘Kir ve mikropların yoğun olduğu ortamlarda başgösteren sağlık
sorunlarını negatif iyonlar giderebiliyor!’’ Negatif
iyonların tüm dertlere deva olabileceğini düşünmek doğru değil.
Ancak, seralarda sebze ve meyveleri zamanından önce olgunlaştıran,
deri üstündeki lekelerini ya da yara izlerini kısa sürede geçiren,
sinüzit, migren gibi başağrılarını hafifleten ve bugün otomobil
sektöründen saat fabrikalarına, futbol takımlarından ünlü Holywood
yıldızlarının evlerine kadar giren negatif iyonları hafife almamak
gerekiyor. Nasıl
bir ortamda yaşıyorsunuz?
Dünyanın
birçok yerinde 75 yıldır tedavi amaçlı olarak yararlanılan negatif
iyonlar, alerji, astım, deri hastalıkları, mikrobik enfeksiyonlar,
uykusuzluk, zihinsel yorgunluk, stres, depresyon, kas yorgunluğu ve yaşlanmaya
karşı olumlu sonuç veriyor. Ancak bilim adamları özellikle şu
ortamlarda negatif iyonların gücünden yararlanılmasını tavsiye
ediyor: Şehir
içinde veya dışında çok uzun süre araba kullananlar Kapalı
ve klimalı ortamlarda çalışanlar Sentetik
koltuk döşemelerinde elektronik aletlerle vakit geçirenler Dev
ekranlı televizyon, fax, fotokopi aletleri ile çalışanlar Aşırı
tozlu ortamlarda çalışan ya da yaşayanlar
Japon
denizinden kozmetiğe Dünyanın
değişik laboratuvarlarında yapılan araştırmalar, negatif iyonların
insan sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu ortaya çıkardı.
Uzun süredir ürünlerinde negatif iyonlara yer veren Japonlar, bu
iyonları ünlü Japon kozmetolog Shu
Uemura'nın büyük bir ada olan Kyoto'ya yaptığı yolculukla keşfetti.
Uemura, su yüzeyinden 300
metre derinde, güneş ışınlarından ve kirlilikten uzak bu sularda yüksek
miktarda magnezyum ve oligo-elementler buldu. Bu elementlerin birleşiminin
ve elektrik yükünün hücrelerin içinden geçen serumla uyum sağladığını
kanıtladı. Başka bir deyişle Japon denizinde ortaya çıkan negatif
iyon yüklü bu su, hücrelerin temizlenmesinde ve canlanmasında çok önemli
bir rolü var. Trafik
canavarına da çare olabilir
Her
yıl, trafik kazalarında yüzlerce ölü veren Türkiye için Ionisat
gibi havaya negatif iyonlar yayan aletler çözüm olabilir. Aletin muciti
Prof. Dr. Jacgues Breton,
iyonizörlerden araba, kamyon, ambulans, otobüsler ve uçaklarda
yararlanabileceğini söylüyor. Çünkü yapılan araştırmalarda iyonizörlerin
stresi azaltarak dinginlik verdiği ve yorgunluğa karşı daha yüksek
direnç sağladığı ortaya çıktı. Bugün birçok ülkede TIR'ların içine
iyonizörler yerleştiriliyor, büyük otomobil firmaları yeni tasarımlarında
bu aletlere yer veriyorsa, Türkiye'nin ‘‘her
arabaya bir iyonizör’’ fikri üzerinde ciddi olarak düşünmesi
gerekebilir. İYON
NEDİR? İnsan
sağlığı üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri olan iyonlar bir ya da
daha çok artı ve eksi elektrik yüklü atomlara ya da atom gruplarına
verilen ortak isim. Artı yüklü iyonlara katyon, eksi yüklü iyonlara
ise anyon deniyor. İyonlar, nötr atomlara, moleküllere ve başka
iyonlara ekeltron katılması ya da eksiltilmesi, iyonların başka parçacıklarla
birleşmesi, iki atom arasındaki ortaklaşım bağının, bağın her iki
elektronunun da atomlardan birinde kalacak biçimde parçalanması yoluyla
oluşuyor. Defne
YAZICIOĞLU |
||
|
GERİ ANASAYFA |