|
Mitokondri
;Yunanca, mitos = iplik; chondros = tane, buğday
anlamına gelmektedir.

Oksijenli
solunum yapan tüm hücrelerde bulunur. Boyları 0.2 - 5 mikron
arasında; şekli, ovalden çubuğa kadar değişir Sayıları hücre
başına birkaç taneden 2500'e (karaciğer hücresinde) kadar
çıkar. Genellikle 5 - 6 tanesi ucuca gelerek
bir iplik şekli meydana getirir. Canlı hücrelerde incelendiğinde,
şeklinin ve büyüklüğünün değiştiği, diğer
mitokondrilerle birleştiği ve hareket ettiği görülür.
Bakteri, yeşil alg (çekirdeksiz hücrelerde) ve memelilerin
alyuvarında bulunmaz. Kalınlıkları 70 A°olan zarla çevrilmiştir
içteki zar iç yüzeyin artırılması için
yaklaşık 200 A^luk aralıklarla birçok kıvrım meydana
getirmiştir; bu kıvrımların tarak şeklinde olanlanna
"Krista ( Cristae)" (Latince, cristae tarak
demektir), tüp şeklinde olanlarına da "Tubulus"
(Latince, borucuk demektir) denir (Şekil 3.10). Buna göre de
mitokondri tipi tanımlanır. Kristaların iki zar birimi arasındaki
aralık 60 A''dur. Dıştaki ve içteki her iki zar da, daha önce
açıkladığımız, ortada fosfolipit, dışta (kısmen) bir
maddesi olarak kullanan bazı bakteriler, bir rastlantı sonucu,
oksijensiz soluyan ilkin hücrelerin içine girerek, onlarla
ortak (simbiyoz) yaşamaya başlamıştır. Bu ortaklıktan her
ikisi de yarar sağladığı için, gelişerek üstünlük kurmuşlardır.
Nitekim ilkin hücreler, organik maddeleri ancak oksijensiz
solunumla belirli evrelere kadar parçalayabilmektedirler
(karbonhidratları sitoplazmada pirüvik aside kadar). Halbuki
oksijenli solunuma geçen mitokondriler (bir zamanların
bakterisi) sitoplazmadan bu son ürünü alıp, Krebs çemberine
sokarak çok daha fazla enerji elde etmekte ve enerjinin
fazlasını ATP halinde, kendini taşıyan ve koruyan ilkin kökenli
hücreye vermektedir. Mitokondrilerin bakteriler gibi kendine
özgü çember DNA (katena form) taşıması bu varsayımı
kuvvetlendirmektedir.
|