|
Endişe hali tanımlanması
zor olan davranış modelleri sergiler.Kaygı (Anksiyete)
herkes tarafından yaşanan bir durumdur
genelde korkuya benzer; ama sözgelimi saldırgan bir
hayvanın yarattığı
korkudan farklı olarak kaygıda bir korku nesnesi yoktur.
Panik atak (panik bozukluk) günlük yaşamda sık karşılaşılan
karmaşık bir kaygı türüdür. Bu durumdaki kişiler birden
başlayan ağır panik nöbetlerine tutulurlar. Panik atağın
tipik belirtileri kalp çarpıntısı, baş dönmesi, yönelim
bozukluğu, soluk alma güçlüğü, kontrolünü kaybetme
duygusu ve bulunulan yerden hemen uzaklaşma dürtüsüdür.
Birkaç dakika ya da birkaç saat sürebilir. Panik ataktan
sonra kişide yeni bir atakla karşılaşmaya ilişkin ikincil
bir kaygı oluşur. Bu korku kolayca ve anlaşılabilir biçimde
,yeni bir atak geldiğinde toplum içinde olma korkusuna dönüşür.
Dolayısıyla kişi toplu yerlerden kaçmaya başlar
(agorafobi).
Toplumun yüzde
2-4' lük bir kesmini etkileyen bu sorun özellikle 15-40 yaş
arasındaki kadınlarda sık görülür. Günümüzde panik atak
ve agorafobinin ruhsal durumdan çok genetik yapıdan
kaynaklandığı kabul edilmektedir. Bu varsayımı destekleyen
bulgular aşağıdaki
gözlemlere dayanmaktadır:
- Panik atak bazı
ailelerin bireylerinde daha sık görülmektedir.Tek yumurta
ikizlerinin ikisinde birden görülme sıklığı çift yumurta
ikizlerine göre daha yüksektir.
- Panik atak
bazen sodyum laktat gibi özgül biyokimyasal uyaranlarla başlayabilmektedir.
(Sodyum laktat normalde aşırı çalıştırılan ya da kan
dolaşımı yeterli olmayan kasların saldığı bir maddedir.)
- Kaygı giderici
olarak kullanılan bir çok ilaç panik atakta etkisiz kalmaktadır.
- Geleneksel
psikoterapi panik atak tedavisinde yararlı olmamaktadır.
- Panik atakta
ilaç tedavisinin amacı, kişide ataktan sonra ortaya çıkan
ve yeni atak beklentisine karşı oluşan ikincil kaygıyı
gidermektedir. Bu tedaviden sonra kişinin topluluk içindeki
etkinliklere katılmasını sağlayıcı sosyal rehabilitasyon
da uygulanmalıdır.
Ayrıca
panik atakları başlatabilecek durumların üstesinden gelmede
kişiye yardımcı olmak gerekir. Panik atakların tedavisinde
ilaçları ya da davranışçı yaklaşımı üstün tutan görüşler
arasında öteden beri süren bir tartışma vardır. Bununla
birlikte ilaç tedavisini izleyen ruhsal tedavinin bu hastalarda
denenmesi gereken yol olduğu söylenebilir.
Uzm.Dr.
Hülya GÜÇLÜER
hgucluer@hotmail.com
İstanbul
- 18.01.2001
Bu
Yazı http://afyuksel.com/
adresinden alınmıştır
İstanbul
- 22.11.2000
|