|
|
|
|
·
Sezaryan nedir?
·
Sezaryan oranı neden artıyor?
·
Sezaryanın riskleri...
·
NEDEN SEZARYAN ILE DOĞUM?..
·
Isteğe Bağlı Sezaryan...
Anne doğum için hastaneye
yatalı 6 saat olmuştu. Sancılar oldukça şiddetli geliyordu. Başlangıçta
herşey yolundaydı. Doğum ilerliyordu. Ancak son 2 saattir bazı şeyler
ters gidiyor gibiydi. Kuvvetli sancılara rağmen Can'ın pozisyonunda bir
değişiklik olmamıştı. Aynı yerde duruyordu. Sonunda Anne'nın hekimi
kararını verdi. Kemik çatı yeterince geniş değildi ve bebeğin kalp
sesleri sıkıntı belirtileri gösteriyordu. Doğumu sezaryan ile sonuçlandıracaktı.
Bu durum Anne'nin ve Baba'nın pek hazırlıklı olmadığı bir karardı.
Kendilerini hep normal vajinal doğuma hazırlamışlardı. Aylarca nefes
egzersizleri yapmışlar, konu ile ilgili birçok kitap okumuşlardı.
Acaba başka çare yok muydu?
Evet her doğum eyleminin
sezaryan ile sonlanma olasılığı vardır. Hamileliğin son günlerinde
en çok merak edilen konu doğumun ne şekilde olacağıdır. Genelde
normal doğum istenir.
Normal
Doğum Nedir?
Normal doğum Can'nın başının
önde olarak vajinal yoldan olduğu doğumdur. Bir vajinal doğumun normal
olup olmayacağı Can doğana kadar kesin olarak kestirilemez. Son anda
bile bazı şeyler ters gidebilir. Ancak önceden yapılan muayenelerle doğumun
normal olma şansı hakkında hekim bir kanı edinebilir.
Özellikle Ülkemizde
sezaryana karşı bir korku vardır. Sezaryanla doğan kadınların yarım
kalacağı ( O'da ne demekse?), iyileşmesinin çok güç olacağı, karnının
şiş kalacağı söylentileri dolaşır durur. Bunların hiçbiri gerçekleri
yansıtmaz.
Sezaryan
nedir?
Sezaryan ile doğum Can'ın
ve sonunun , Anne'nin karnından uterusu açarak çıkartılmasıdır.
Can'ın ve Anne'nin sağlığını tehdit eden her durumda ya da vajinal
yolla doğumun imkansız olduğu durumlarda sezaryan yapılır.
Sezaryan ameliyatı dünyanın
bildiği en eski ameliyatlardandır. Tıbbın ve teknolojinin
ilerlemesiyle ameliyat tekniği çok gelişmiştir. Ameliyatların
mikropsuz koşullarda yapılması, kan verilebilmesi, kuvvetli mikrop kırıcı
ilaçlar, modern cerrahi malzeme ve genel anestezi vermeden belden yapılan
uyuşturma sayesinde ameliyatın tehlikesi çok azalmış, nerdeyse normal
doğum kadar tehlikesiz olmuştur.
Normal koşullarda ameliyat
45 dakika kadar sürer. Can ameliyat başladıktan yaklaşık 10 dakika
sonra çıkarılır. Sonra kesilen katlar dikilir. Can'a ulaşmak için
cildden başlayarak 8 kat tabaka kesilmekte ve sonra dikilmektedir.
Bu tabakalar sırasıyla...
- Cilt,
- Cilt altı yağ dokusu...
- Kasların koruyucu kılıfı...
- Kas tabakası...
- Karın iç zarı...
- Uterus zarı...
- Uterus kası...
- Amnion zarı...
Sezaryan
oranı neden artıyor?
Son yıllarda tüm dünyada
ve ülkemizde sezaryan ile doğan bebek oranı hızla artmaktadır. Bugün
birçok gelişmiş ülkede sezaryan oranı %20-25 arasında
seyretmektedir. Yani her 4 veya 5 bebekten biri artık sezaryan ile doğmaktadır.
Halbuki oran 1970 de %5.5, 1980 de ise %16.5 idi. Bu da sezaryanın birçok
hekim ve aile tarafından yaygın bir şekilde benimsendiğinin göstergesidir.
Sezaryan oranının artışında
bir başka neden hekimlerin eğitimlerindeki değişikliklerdir. Örneğin
eskiden Can'ın ters gelişlerinde vajinal doğum daha çok uygulanan bir
doğum şekli idi. Böyle olunca eğitim gören hekimler vajinal yoldan
ters doğumları yapmakta ustalaşırdı. Ama yavaş yavaş sezaryan oranı
arttıkça vajinal yoldan doğan Can sayısı azaldı. Uzmanlık eğitimi
gören hekimler ters gelen bebeklerin vajinal doğumunu öğrenemeden
uzman olmaya başladılar. Bu durumda bugün nerede ise hemen her ters doğum
sezaryan ile doğurtulmaya başlandı.
Aynı eğilim forseps doğum
içinde geçerli oldu. Forsepsi eline bile almadan uzmanlık eğitimini
tamamlayan bir hekim doğal olarak her zorlu doğumda sezaryan ile doğuma
yöneldi.
Artan her sezaryan sayısı
daha sonraki doğumlarında sezaryan ile olmasına neden olur.
Yani sezaryan sayısının
artışı bir kötü daire şeklinde çalışır durur. Bu kötü daireyi
kırmak için son yıllarda daha önce sezaryan ile doğum yapmış
Annelerı daha sonraki doğumlarında vajinal yolla doğurtmak eğilimi
artmaktadır.
Aileler
sezaryanı neden benimsiyor?
Çağdaş aileler günümüzde
küçük kalmak istiyor. En fazla iki çocuk düşünüyor. Bu nedenle
daha garanti gördükleri sezaryanı tercih ediyor. ikinci operasyon esnasında
da tüplerini bağlatarak bir daha gebe kalma korkusundan kurtulmuş
oluyorlar.
Sosyoekonomik koşulları
iyi olan aileler sezaryanı daha fazla tercih ediyorlar. Çünkü bu
ailelerin özel hastanelerde, özel hekimlerle doğum yapma şansları
fazla. Tercihlerini daha iyi belirliyorlar. Ekonomik koşulları kötü
olan aileler ise devlet ya da sigorta hastanelerinde doğum yapıyorlar.
Bu hastanelerde çok gerekmedikçe sezaryana fazla başvurulmuyor. Bu eğilim
sadece Ülkemizde değil, dünyada da böyle.
Bu nedenle özel
hastanelerde sezaryan oranı kat kat fazladır. 30 yaşın üstündeki
Annelerde ve yüksek öğrenim görmüş Annelerde sezaryan tercihi çok
daha fazladır
Sezaryanın
üstünlükleri...
Birçok durumda sezaryan
ile doğum tercih edilir. Bugün gelişmiş ülkelerde her 4 doğumdan
biri sezaryan ile olmaktadır. Bunun nedenleri şunlardır.
Sezaryan tehlikesiz bir doğum
şekli haline gelmiştir.
Normal doğum sırasında
Can uzun süreler oksijensiz kalır. Sancılar sırasında olan bu durum
uzun sürerse Can'da bazı hasarlar olabilir. Sezaryanda böyle bir
tehlike yoktur.
Normal doğum sırasında
ıkınmalara ve zorlanmalara bağlı olarak rahim ve idrar kesesi
sarkmaları olur. Uterus ağzı yırtıklara bağlı akıntı şikayetleri
olabilir. Rahim ağzının genişlemesine bağlı olarak cinsel ilişkide
eski zevk kalmayabilir. Sezaryan ile bu sakıncalar ortadan kalkmıştır.
Çoğu zaman normal doğum
sonrası çekilen sıkıntılar sezaryan'a göre daha fazla olur.
Epizyotomi dikişleri şişer, mikrop kapabilir. Anne otururken ve dışkılarken
siddetli sancı yapabilir. Dikişler iltihap kaparsa epizyotomi kesisi açılabilir
ve aylarca süren sıkıntılar doğurur.
Sezaryan esnasında uterus
veya yumurtalıklarda mevcut myom, kist gibi oluşumları çıkarma şansı
doğar, Anne ikinci bir ameliyat olasılığından kurtulur.
Sezaryan
ile daha zeki bebekler...
Ancak sezaryan ile doğumun
en büyük amacı doğacak çocukların zeka ve akıl yönünden geri
kalmamasını sağlamaktır.
Can anne karnında uterus içinde
bulunmaktadır. Can Anne'ye göbek kordonu ve plasenta aracılığıyla bağlıdır.
Doğum eylemi başladıktan
sonra sancılar sırasında göbek kordonu sıkışabilir ve bebeğe giden
kan ve oksijen miktarı azalabilir. Bu durumda Can'ın beynindeki hücreler
ölmeye başlar. Bu olay zamanında farkedilmeyip gerekli önlem alınmazsa
bebek tüm ömrü boyunca sakat ya da geri zekalı olabilir. Bu geri zekalılık
çoğu zaman farkedilmeyecek kadar hafif olur. Ancak çocuk büyüyüp
okula gitmeye başladıktan sonra zeka eksikliği belirmeye başlar.
Derslerde, okullara giriş sınavlarında başarı gösteremez.
Sezaryanın
riskleri...
Herşeye rağmen sezaryan
bir operasyondur. Karın açılmaktadır. Karın içi iltihaplanma riski
her zaman vardır. Dikişlerde, ciltaltında kanama ve iltihap ile karşılaşılabilir.
Sezaryan ile kan kaybı
normal doğuma göre daha fazladır. 2. veya 3. kez yapılan sezaryanlar
1. lere göre daha risklidir. Çünkü ilk sezaryandan yapışıklıklar
kalmıştır. Idrar kesesi yukarı kaymış olabilir. Idrar kesesinin veya
idrar yollarının zedelenme riski vardır.
Sezaryan sonrası dikiş bölgesindeki
sancılar 3-4 gün devam eder ve Anne'nin hareketlerini ve emzirmesini güçleştirir.
Genel anestezi ile yapılan
sezaryanlarda anesteziye bağlı sıkıntılar olabilir. Bu şekilde
sezaryan ile doğum yapanlarda Anne ölüm oranı vajinal doğuma göre
3-4 kat fazladır.
NEDEN
SEZARYAN ILE DOĞUM?..
Baş-Çatı
uyumsuzluğu...
En sık sezaryan nedeni
Can'ın başı ile Anne'nin kemik çatısının birbirine uymamasıdır.
Ya Can'ın başı çok büyük olmakta ya da Anne'nin kemik çatısı
ileri derecede dar olmaktadır. Ya da baş ile çatı birbirine uyar büyüklüktedir.
Ancak başın kemik çatıya oturuş şekli başın çatıdan geçişini
engeller.
Bazan doğum ilerler. Baş
iyice kemik çatının içine yerleşir. Ama pozisyonu ters oturur. Bir türlü
son hareketi yapıp dışarı çıkamaz. Bu durumda sancılar ne kadar güçlü
olursa olsun Can'ın başı belli bir noktadan ileri geçemez. Sezaryan
yapılmadığı takdirde hem Anne'nin hem de Can'ın yaşamı tehlikeye
girer. Hamilelik sırasında yapılan kontrollerde bu uyuşmazlığı önceden
saptayabilmekteyiz. Böylece gereksiz sancı çektirmeden planlı sezaryan
ile doğum yaptırmaktayız.
- Can Sıkıntı
da...
Ikinci sık neden Can'ın
sancılar başladıktan sonra sıkıntıya girmesidir. Bu durum Can için
bir çeşit nefes darlığıdır. Bu durum daha çok gelişmesi geri kalmış
ve Anne karnında iyi beslenememiş Can'larda görülür. Ayrıca doğum gününün
geçmesi, kordonun Can boynuna dolanması, ya da düğümlenmesi bu sıkıntıya
neden olabilir. Bu durumun oluşabileceği düzgün ve dikkatli yapılan
kontrollerle anlaşılabilir ve uygun zamanda Anne'yi normal doğuma bırakmadan
sezaryanla doğurtmak gerekir.
Gelişme geriliği olan,
yeteri kadar Anne karnında beslenememiş Can'ların eylem sırasında sıkıntıya
girme oranı yüksektir. Bu nedenle belirgin gelişme geriliği olan
Canları fazla sıkıntıya sokmadan sezaryanla doğurtmak en uygun yol
olur.
Bazen Can sağlıklıdır
ve doğum normal ilerlemektedir. Ama bir süre sonra Can'ın sıkıntıya
girmeye başladığını gösteren belirtiler ortaya çıkar. Kalp sesleri
bozulmaya, Can'ın dışkısı suyun içinde gözükmeye başlar. Bu
durumda ya kordon sıkışmıştır, ya da plasentada ayrılmalar olmaktadır.
Kordonu kısa olan Can, aşağı doğru hareket edince sıkıntıya girer.
Böyle durumlarda doğum yakınsa Anne'ye oksijen vererek, pozisyonun değiştirerek
ve doğuma aktif olarak yardım ederek vajinal yoldan doğurtma şansı değerlendirilebilir.
Ama Anne uzun sürecek bir doğum sürecinin başında ise sezaryan yeğlenmelidir.
Kanamalar...
Üçüncü önemli sezaryan
nedeni kanamadır. Eğer Can'ın sonu önde yerleşmişse ya da doğum
bitmeden son ayrılmaya başlamışsa çok şiddetli kanamalar olur. Düzenli
kontrole gelen Annelerde bu tehlikeler önceden farkedilebilir ve zamanında
sezaryan yapılarak hiç bir tehlike yaşamadan hamilelik sonlandırılır.
Yüksek tansiyonu olan veya son aylarda tansiyonu yükselmiş
hamilelelerde son ayrılma riski daha fazladır. P>
Ters
Duruşlar...
Dördüncü önemli neden
Can'ın uterusta ters ya da yan durmasıdır. 100 hamilelikten %95'inde en
geç son ayda Can'ın başı aşağı doğru dönerek kemik çatıya yerleşir.
100 hamileden 5'inde ise Can bu dönüşü yapamaz ve poposuyla kemik çatıya
yerleşir. Burada ters geliş söz konusudur.
Doğum eylemi sırasında
baş önden ise doğum yolunu açar. Başın geçtiği her yerden gövde
rahatlıkla geçer. Çünkü gövde başa göre daha esnektir. Bu nedenle
popo önde giderken doğum yavaş ilerler. Poponun geçtiği yerden baş
geçemeyebilir.
Ters gelişte vajinal
yoldan doğum yaptırmaya çalışmak, Can'ın geleceği ile kumar oynmaktır.
Doğumun son anına kadar neler olacağı bilinemez. Can'ın vücudu doğup
kafası içeride sıkışabilir. Can canlı bile doğsa ileride bir çok
sakatlıklar ortaya çıkabilir. Onun için ters gelişlerde doğum sancılarını
beklemeden sezaryan yapmak en uygunudur.
Diğer nedenler...
Can'ın çok iri olması,
Anne'ye ait şeker, tansiyon gibi hastalıklar, sonun önde gelmesi, ikiz
hamilelikler, erken doğumlar sayılabilir.
-
Eski Sezaryanlılar...
Bu konudaki genel eğilim
daha önce sezaryanla doğum yapmış Anneleri yine sezaryanla doğurtmaktır.
Öncelikle ilk doğumda sezaryana yol açan neden sürüyorsa sezaryan
kararı verilir. Bu neden ortadan kalkmış olsa bile eski dikiş
yerlerinin zorlanmasından ve açılmasından korkulur. Bu nedenle yerleşmiş
bir deyiş vardır."Bir kez sezaryan, daima sezaryan". Ancak bu
yaklaşım son yıllarda değişmiştir. Gelişmiş ülkelerde sezaryanla
doğumun maliyeti normal doğuma oranla çok fazladır. Bu nedenle özellikle
özel sağlık sigortası yapan şirketlerin de zorlamasıyla daha önce
sezaryanla doğum yapmış Annelere ikinci hamileliklerinde vajinal doğum
denenmesi yaygınlaşmaktadır.
Son yıllarda ABD'de eski
sezaryanlıların %60 a yakını vajinal yoldan doğurtulmaya başlanmıştır.
Iyi seçilmiş olgularda vajinal doğum şansı oldukça yüksektir. O
korkulan rahim yırtılmasının görülme sıklığı da fazla değildir.
Ancak ülkemizin koşulları henüz bu yaklaşımın çok uzağındadır.
Çünkü bu hamilelerde doğum eyleminin çok dikkatli izlenmesi gerekirki
bu özel hastanelerde bile mümkün değildir. Ayrıca Ülkemizde
hastalara kendilerine yapılan işlemleri anlatan epikriz dediğimiz tıbbi
raporun verilmesi yaygın değildir. Bu durumda ilk sezaryanın gerekçeleri
bilinemez. Uterusa yapılan kesinin yeri önemlidir. Eğer kesi biraz
yukarıdan yapılmış ise vajinal doğum sırasında yırtılma riski aşağıdan
yapılmış kesilere göre daha fazladır.
Isteğe
Bağlı Sezaryan...
Hiçbir tıbbi gereklilik
yokken isteğe bağlı sezaryan yapılması ne kadar doğrudur? Bu oldukça
tartışmalı bir konudur. Bazı hekimler keyfi sezaryana karşıdır.
Gerekmedikçe sezaryan yapmazlar. Ama çoğu hekim keyfi sezaryanı
benimsemiştir. Bana göre de bir ailenin sezaryan tercih etme hakkı
olmalıdır. Bir kişi vücuduna ne gibi girişimlerde bulunulabileceği
hakkında karar verebilir. Annede normal doğum yerine sezaryanı yeğleyebilir
Epidural
anestezi ile sezaryan,
1) Anne uyumadığı için
Can'ını çıktığı anda görebilir.
2) Uyuşturucu verilmediği
için Can çok sağlıklı doğar.
3) Genel anestezide Can'ın
az ilaç alması için çok hızlı çıkarılması gerekir. Bu nedenle
kan kaybı fazla olur, dokular daha fazla zedelenir. Oysa epidural
anestezide aceleye gerek yoktur. Böylece ameliyat sonrası iyileşme daha
çabuk olur.
4) Genel anestezi alındığında,
alınan gazlara bağlı olarak Can çıktıktan sonra uterus iyi kasılamaz
ve kan kaybı fazla olur. Epidural anestezide ise böyle bir risk yoktur.
5) Ameliyat sonrası ağrı
duyulmaz. Çünkü sadece kesilen yerler uyuşmuştur. Gaz sancısı oluşmaz.
GERİ
ANASAYFA
|