|
|
|
|
ÜREME
GÜÇLÜĞÜ SORUNLARINA
GENEL BİR BAKIŞ
·
ÜREME ŞANSINI ARTTIRABİLMEK
İÇİN
·
AŞKI BULMANIN VE KORUMANIN DOKUZ YOLU
·
ÜREME GÜÇLÜĞÜNDE BASİT BİLGİLER ÖNEMLİDİR
·
ÜREME GÜÇLÜĞÜNDE ERKEĞE AİT ETKENLER
·
KADINDA YUMURTLAMA BOZUKLUKLARI
·
YUMURTLAMA TEDAVİSİ SABIR GEREKTİRİR
·
ÜREYEMEME NEDENİNİ BULMA ÇABALARI
ÜREMEK
İSTİYORUZ DOKTOR BEY!
Tatlı
bir evlilik. Cicim ayları. Akrabaları ziyaret. Dostların ziyareti.
Aylar geçer. Büyükler söylenmeye başlar. "Hadi artık torunumuzu
kucağımıza almak istiyoruz". Sizin belki planlarınız farklıdır.
İki-üç sene sonra çocuk sahibi olmayı düşünüyorsunuzdur. Ama çevreniz
sizi rahat bırakmaz. Hele birde küçük bir merkezde yaşıyorsanız
dedikodular başlar. "Kadın eksikli canım, rahimi çocuk tutmuyormuş."
Kız tarafı altta kalır mı? Onlar da başlar söylenmeye. "Bizim kızımızın
hiç bir şeyi yok. Ailemizde bütün kadınları hemen hamile kalırlar.
Adam da bir şeyler var. Dölümü yetersiz acaba?." Daha altı ay geçmeden
yeni evliler çocuk derdine düşmeye başlar. Her ay adet geldiğinde kadını
sıkıntı basar.
"Ah bir hamile kalsam da ondan sonra varsın düşsün çocuk
isterse. Şu ele güne rezil olmaktan kurtulsam."
Evet. Başına gelmeyen bilmez. Ne büyük sorundur bir evli çift için
üreyememek. Tüm yaşantıları artık hamile kalmak üzerine yoğunlaşır.
Her beş evlilikten birine vurur bu piyango. Korunmadıkları halde bir türlü
hamilelik gerçekleşmez.
Her aile kendi kültür düzeyine göre soruna çözüm aramaya başlar.
Aklı biraz yerinde olanlar bu işten anlayan bir doktor aramaya başlar.
Sağdan soldan daha önce aynı sorunu olupda sonradan bebek sahibi olmuş
ailelerden bilgi alınır. Kimi doktor isimlerini, kimi de cinci hocanın
adresini öğrenir.
Hacı, hoca'ya giderek işe başlayanlar belki de bizim ülkede biraz daha
şanslı. Acele edip hemen bir kadın doğum uzmanına başvuranlar ise
bilinmeyen bir yolculuğa çıkmış gezginlerdir artık. Her kadın doğum
uzmanı bu işten çok iyi anlar evelallah. Hemen kadın muayene edilir.
Mutlaka bir şeyler bulunur. Ya rahimi terstir, ya yumurtalıkları kist
yapmıştır, ya da iltihap vardır. Bir damga vurulur kadına artık. İlaçlar
yazılır. İki üç ay sonra kontrola çağrılır.
Bu arada tesadüfen çocuk olursa o çift Allah'ın sevgili kullarıdır.
Ama ortada gerçekten bir sorun varsa sonuç genellikle hüsrandır. Bir
daha hekimi ziyaret. Hekimin başı kalabalık. Yeni ilaçlar, yeni ümitler.
Olmuyor, olmuyor. Yeni bir doktor ismi öğrenilir, belki bir başka şehirde.
Sabah erkenden yeni bir umutla yola çıkılır. Saatlerce doktorun
muayenehanesinde beklenir. Neyseki bu beklemelere ücret alınmamaktadır.
Kısa bir muayene. Yeni bir teşhis. Tetkikler, filmler. Yeni ilaçlar.
Olsun artık bu çocuk!
Neler olmaktadır? Neden serseri mayın gibi dolaşmaktadır aile?
Kendileri de bilmez. Yavaş yavaş ümitler ve cepteki para tükenmektedir.
Yoksa hiç çocuk sahibi olamıyacaklar mı? Belki olacaklar ama önce doğru
yolu bulmaları lazım. Bu doğru yola giden ip uçlarını aşağıdaki
yazılarmda bulacaksınız.
ÜREME
ŞANSINI ARTTIRABİLMEK İÇİN...
Üreme
zorluğu çeken aileler için sonuca giden yollar mayınlarla döşelidir.
Bu mayınların tipleri çok farklıdır. Bu nedenle ailenin elinde her türlü
mayını tanıyabilecek iyi bir mayın tarayıcısı olmalıdır. Bu mayın
tarayıcısının ögeleri sabır, bilgi, karşılıklı anlayış ve
kulak tıkacıdır.
Sabır yoldaki mayınlara basmamak, adım adım, bazan milim milim
ilerlemek için gereklidir. Geçilen her mayından sonraki yeni bir mayını
saptamak daha güç ve zahmetlidir. Bilgi en tehlikeli mayınlar olan yanlış
ve gereksiz tedaviler için gereklidir. Yani bu işten anladığını
iddia eden hekimlere karşı kullanılabilecek yegane silah bilgidir. Karşılıklı
anlayış kadın ve erkeğin birbirini suçlamaması, dışarıdan gelen
baskılara birlikte karşı koymaları, her kademeyi birlikte göğüslemeleri
için gereklidir. Kulak tıkacı sağdan soldan gelen her türlü akıl
vermeleri ve dedikoduları duymamak için kullanılmalıdır.
Bazan öyle yanlış olaylarla karşılaşıyoruzki. Örneğin erkekde hiçbir
inceleme yapılmadan kadın yumurtalıklarından ameliyat olmuş olarak
karşımıza geliyor. Biraz incelenince esas sorunun erkekde olduğu
ortaya çıkıyor. Kadın büyük olasılıkla gereksiz bir operasyon geçirmiş
ve ailenin üreme şansı daha da azaltılmış oluyor.
Çoğu erkek kendisinde bir sorun olacağını düşünemiyor bile.
Erkeklik gücünün yerinde olmasını, ve her ilişkide rahatça boşalmasını
üreme gücü için yeterli bir kriter olarak görüyor. Çoğu kadın-doğum
uzmanı da hastayı kaçırmamak uğruna erkeğin muayenesini gözardı
ediyor. Böylece kadın üzerinde hem eşi hem de hekim tarafından
gereksiz bir psikolojik baskı kurulmuş oluyor.
Neden ne olursa olsun üreyememe sorunu ailenin ortak sorunudur. Eşlerden
birinin kendini olayın dışında görmesi çözüm bulmayı güçleştiren
en önemli etkenlerden biridir.
Yola
nereden başlamak gerekir? Öncelikle gitmeyi düşündüğünüz hekimin
bu konuda ne kadar bilgili ve deneyimli olduğu iyice araştırılmalıdır.
Bu konuda dışarıdan araştırma yapıp bilgi toplamak imkansız
gibidir. Bu durumda eşlerin hekime gitmeden önce böyle bir soruna nasıl
yaklaşılması gerektiği konusunda temel bilgileri edinmiş olması
gerekir. Eğer öğrendikleri temel bilgiler ile hekimin onlara söyledikleri
birbirini tutuyorsa en azından O hekimin onlara zarar vermeyeceğinden
emin olabilirler. Her hizmet sektöründe olduğu gibi sağlıkda da her
hekim veya kliniğin aynı düzeyde ve kalitede hizmet vermesi beklenemez.
Üreyememe sorununa bilimsel olarak nasıl yaklaşılması gerektiğine aşağıdaki
yazılarımda bulacaksınız.
·
AŞKI BULMANIN VE KORUMANIN
DOKUZ YOLU...
Aşklar
vardır sevgiye dönüşemiyen. Sevgiler vardır içinde aşk taşımayan.
Tutkular vardır, aşk sanılan. Aşk ve sevgi vardır tutkulardan
kurtulamayıp beraberliğe dönüşemiyen. Beraberlikler vardır ne aşkı,
ne sevgisi kalan.
Hem aşkı, hem tutkuyu, hem sevgiyi, hem de beraberliği sürdürebilenler
de vardır, aradasırada. Bebek sahibi olmak için oluşması gereken koşullarda
işte bu kadar karmaşıktır aslında. Sağlıklı bir bebeğin oluşup
doğana kadar geçen biyolojik olaylar, bir kadın erkek ilişkisinin sağlıklı
sürdürülebilmesi için yaşanan sürece benzer.
Aşktan vazgeçilemiyeceği gibi çocuk sahibi olmak arzusundan da vazgeçilemez.
Bazan aileler bıkar, vazgeçer çözüm aramaktan. Ama hep içlerinde bir
burukluk vardır. Uzun süre tedaviye(!) rağmen çocuk sahibi olamamış
aileler herşeye yeniden başlayabilirsiniz. Bebek sahibi olmak bir aşkı
sevgiye, sevgiyi beraberliğe dönüştürmekse bunu elde edene kadar şavaşıma
devam etmelisiniz. Çoğu aile daha savaşın başında tükenir. Çünkü
dünkü yazımda belirttiğim silahları eksiktir. Gerçek aşktan vazgeçilmez.
Bebek aşkı elde etmektir. Mutlaka bir çözümü olmalıdır bu aşkı
elde etmenin.
Bu aşkı elde etmek istiyorsanız, hamile kalmak için gerekli koşulları,
bu koşulları araştırmak için adım adım yapılması gerekenleri çok
iyi bilmeniz gerekir.
Aşkı elde etmek ve korumak için dokuz etkenin aşılması gerekir.
·
1.Kadının sağlığı bir hamileliği taşımaya uygun
olmalıdır. Diğer bir deyişle kadın fiziksel ve ruhsal olarak hamileliğe
hazır olmalıdır.
·
2. Erkek hamileliği oluşturacak düzeyde tohum hücresi üretebilmeli
ve bu hücreleri dışarı ulaştırabilmelidir.
·
3. Kadının yumurtalıklarında düzenli olarak yumurta
olgunlaşabilmeli ve yumurtalıklardan dışarı atılabilmelidir.
·
4. Bu dışarı atılan yumurta, yumurtalık kanalı tarafından
kapılabilmeli ve döl yatağına doğru bu kanalda ilerleyebilmelidir.
·
5. Erkek ve kadın doğru zamanda ilişkide bulunmalıdır.
·
6. Erkeğin tohum hücreleri bu ilişkiden sonra kadının vücudunda
, yukarıya doğru çok uzun bir yolu katedebilmeli ve kanalda ilerleyen
yumurtaya ulaşabilmelidir.
·
7. Erkeğin tohum hücresi yumurtayı delebilmelidir.
·
8. Birbirine kavuşan iki tohum hücresi tek bir hücre
olarak kendilerini barındıracak yuvaya kadar ulaşabilmelidir.
·
9. Bu yuvanın bu beraberliği sonuna kadar sürdürecek
donanıma sahip olması gereklidir.
Bu dokuz etkenden herhangi birindeki olumsuzluk, aşkın sevgiye, sevginin
beraberliğe dönüşmesini engeller. Engelleri aşmak için yapılması
gerekenleri gelecek yazımızda inceleyelim.
ÜREME
GÜÇLÜĞÜNDE BASİT BİLGİLER ÖNEMLİDİR
Önceki
yazılarımda da belirttiğim gibi üreme güçlüğü çeken bir ailenin
hedefe giden yolunda bir çok engel vardır. Öncelik bu engellerin neler
olduğunu ortaya çıkarmaktır. Engellerin neler olduğu saptanmadan yapılacak
tedaviler yarardan çok zararla sonuçlanır. Göründüğü ya da düşünüldüğü
kadar basit bir işlem değildir bu engelleri ortaya çıkarmak. Hekimin
ve ailenin sabırla dokuz etkenden hangilerinin bebek oluşumunu
etkileyebileceğini belirlemesi gerekir. Bu belirleme hemen öyle bir
seferde olmaz. Her ailenin psikolojik, sosyal ve fiziksel durumuna göre
değişen bir plan izlenmesi gerekir. Hekimde aile kadar bu bebeğin olmasını
istemeli, aynı sıkıntıyı kalbinde duymalı ve bu duygularını aileye
hissettirmelidir. Hekimle aile arasında bu frekans uyuşmasının sağlanması
başarı şansını arttıracaktır.
Hekim ilk görüşmede aileye yeterli zamanı ayırmalıdır. Bazan bu süre
bir saat bile olabilir. Hekimle görüşmeye başlamadan önce aile, geçmişte
ve şimdi, normalden farklı hangi olayların bebeğe giden yolda
engellere neden olabileceğini bilmeli ve hekimine bu bilgileri
vermelidir. Örneğin geçmişte maruz kalınan bazı zehirli maddeler,
hastalıklar, ilaçlar, kadının veya erkeğin üreme gücünü azaltmış
olabilir. Eşlerin birbirine karşı duydukları cinsel arzunun şiddetinin
bile bazen önemi olabilir. Basit bir apandisit operasyonu bazen tüm
sorunun nedeni olarak ortaya çıkar. Bazen de eşlerin birbirinden
gizledikleri bazı olaylar olabilir. Bu nedenle hekim kadın ya da erkekle
ayrı ayrı görüşmek isteyebilir. Örneğin kadın, geçmişinde yaşadığı
bir kürtaj olayını hatırlamak istemeyebilir. Bazende erkek, gençlik yıllarında
yakalandığı bir belsoğukluğunu önemsemeyebilir. Ama tüm bu
gizlenecek bilgiler hekimin gereksiz yollara sapmasına neden olur. Bu
gizlenen bilgiler aile için hem zaman hem de para kaybı demektir.
Çoğu zaman basit bilgiler tüm sorunu açıklıkla ortaya koyar. Şayet
kadının adetleri 2-3 ay geciken bir düzensizlikteyse, büyük olasılıkla
yumurtlama sorunu mevcuttur. Şiddetli sancılarla adet görüyorsa
endometrioz dediğimiz sorunla karşılaşabiliriz. Kasıklarla ilgili geçirilmiş
ciddi iltihabi hastalıklar kanalları tıkamış olabilir. Karın bölgesinde
geçirilmiş herhangi bir ameliyat hem erkeğin, hem de kadının üreme gücünü
azaltmış olabilir. Özellikle çocuklukta çok sık geçirilen kabakulak
hastalığı erkeklerde sperm bozukluklarına neden olabilir. Sürekli
kullanılmak zorunda kalınan ilaçlar erkeğin seksüel gücü üzerinde
etkili olabilir. Şimdi erkekle ilgili sorunlara daha ayrıntılı göz
atalım.
·
ÜREME GÜÇLÜĞÜNDE ERKEĞE
AİT ETKENLER...
Üreme
güçlüğü çeken ailelerin yaklaşık %40'ında erkeğe ait sorunlar ön
plandadır. Yani nerdeyse yarıya yakını. Son yıllarda inceleme
tekniklerinin gelişmesi daha önce nedeni açıklanamıyan bir çok
sorunun yine erkek spermi ile ilgili olduğunu ortaya koymuştur. Bu
nedenle erkeğin incelenmesi kadında belirgin bir sorun olsa dahi ihmal
edilmemelidir. Önceki evliliklerinden çocuk sahibi olan erkeklerde bile
bu inceleme mutlaka yapılmalıdır.
Bir erkeğin doğal yollardan baba olabilmesi için yeterli sayıda ve
kalitede sperm dediğimiz erkek tohumunu üretmesi gerekir. İyi bir
menide yeterli sayıda sperm bulunmalı, bu spermlerin belli bir oranı
ileriye doğru hızlı bir şekilde hareket edebilme özelliğine sahip
olmalıdır. Ayrıca menide iltihap bulunmamalıdır. Spermlerin kadın
bedenine ulaşabilmesi için erkeğin kadın içine spermlerini boşaltabilmesi
gerekir. Meninin %90'ı prostat sıvısıdır. Sperm daha sonra bu sıvı
içine karışır. Yani çok bol miktarada sıvı boşaltabilen bir erkeğin
menisinde sperm olacağı garantisi yoktur. Spermi testislerden prostata
ulaştıran kanallarda tıkanıklıklar olabilir.
Erkekde anormal bir bulgu çıktığı zaman bunun nedeninin iyi bir üroloji
uzmanı tarafından ayrıntılı olarak araştırılması gerekir. Ama
nedendir bilinmez ürologlarımız bu konuda pek bilgili ya da ilgili değiller.
Çoğu ürolog, her erkekde varikosel tanısı koyup ameliyat yapmak peşinde.
Ülkemizde yapılan varikosel ameliyatlarının tahminime göre %80'i
gereksiz yere yapılmaktadır. Ya da tohum sayısında bir azlık varsa
ayrıntılı bir inceleme yapılmadan erkeğe hemen hormon ilaçları
verilmeye başlanmaktadır. Erkek aylarca hiç gereği olmayan ilaçları
kullanmaktadır. Özellikle taşrada ne işe yaradığı belli olmayan E
vitamini tedavisi oldukça meşhurdur. Aile boş yere oyalanmaktadır.
Erkekle ilgili sorunların çok ama çok azı hormon sistemi ile
ilgilidir. Ve kullanılan ilaçlardan genellikle hiç bir sonuç elde
edilmez.
Eğer erkeğin meni incelemesi normal ise artık tüm dikkatimizi kadına
çevirebiliriz. Anormal meni durumunda, meni incelemesinin bir kaç kez
tekrar edilmesinde yarar vardır. Mevsimler, ortam, stress meni sayısını
ve hareketlilik oranını oldukça etkiler. Ayrıca incelemeyi yapan
laboratuvarında bu konuda deneyimli olması gerekir. Aynı meni tahliline
değişik laboratuvarlardan çok farklı sonuçlar çıkmaktadır.
Erkekde bir bozukluk çıkması kadını gözardı etmemizi gerektirmez.
Üreme sorunu olan ailelelerin %20-30 unda her iki cinste birlikte sorun
mevcuttur. Aşağıda en sık karşılaştığımız sorunlardan biri olan
kadındaki yumurtlama bozukluklarına değineceğim.
KADINDA
YUMURTLAMA BOZUKLUKLARI
Tavuklar
her gün yumurtlar, kadınlar ayda bir kere. Üreyememe sorunlarının en
başında kadında yumurtlama düzenindeki aksaklıklar rol oynar.
Normalde düzenli adet gören bir kadın iki adetin orta dönemine
rastlayan günlerde yumurtlar. Düzensiz adet gören kadınlarda
yumurtlama bozukluğundan şüphe edilir. Ancak düzenli adet gören kadınlarda
da yumurtlama sorunları olabilir.
Üreme güçlüğü çeken bir ailede ilk yapılacak incelemelerden bir
tanesi kadının yumurtlama potansiyelini incelemektir. Bir kaç yöntem
bir kadının yumurtlama durumu hakkında bilgi verir. Bunlar adetin 21. gününde
kanda progesteroren denen hormonun ölçülmesi veya aynı günlerde rahim
içinden parça alınarak incelenmesi şeklinde olabilir. Ayrıca bir adet
dönemi boyunca beden ısısının bir çizelge ile takibi yumurtlama günü
hakkında bilgi verebilir. Ancak tüm bu yöntemler dolaylı
incelemelerdir. Yüzde yüz güvenilir değildir. En güvenilir yöntem
hekimin kendi gözü ile yumurtanın gelişmesini izlemesi ve çatladığını
görmesidir. Bunın içinde vaginal ultrasonografi yöntemi en uygunudur.
Bu nedenle vaginal ultrasonu veya vaginal ultrasonografi deneyimi olmıyan
bir hekimin bu işlere hiç bulaşmaması en hayırlısıdır.
Adetin 3. günü yapılan temel bir kontrolden sonra genellikle 9-10. Günde
2. bir kontrol yapılır. Bundan sonraki kontroller gelişen yumurtanın
durumuna göre ayarlanır. Bir adet döneminde ilaç verilmeden yapılan
3-4 kezlik vaginal ultrasonografi kadının üreme potansiyeli hakkında
birçok bilgi verir. Kadının yumurtlaması, yumurtlama günü, döl yatağının
uygunluğu, üremeyi engelleyen başka rahatsızlıkların olup olmadığı
dikkatli bir izlemle belirlenir. Ancak bazen yine de şüphede kalınabilir.
Bu durumda ya ikinci bir adet döneminde izleme yinelenir, ya da yukarıda
bahsettiğim yardımcı inceleme yöntemlerinden yararlanılır. Bu arada
hekime sık gelip gitmede güçlüğü olan hastalar için hazır idrar
testleri ile evde yumurtlama takibi yapabilmek mümkündür.
Yumurtlama bozukluğu saptanan bir kadına yaklaşım ayrı bir sanattır.
İşte burada hekim ile ailenin diyalogu çok önemlidir. Öncelikle
yumurtlama bozukluğuna neden olan durumun saptanması gerekir. Birçok
hormonal bozukluklar, tiroid hastalıkları, böbrek-üstü bezi hastalıkları,
aşırı şişmanlık, aşırı zayıflık, aşırı stress, yoğun
egzersiz kadının yumurtlama düzenini bozar. Bu etkenlerin saptamadan başlayacak
tedavilerde sonuç almak şansa kalmıştır. Ancak çoğu zaman ailenin
ekonomik güçlükleri bu ayrıntılı incelemelerin yapılmasını
engeller. Bu durumda başlangıçata basit ilaçlarla 3-6 ay arası
yumurtlama sağlamaya çalışmak yanlış bir yaklaşım olmaz. Bu konu
ile ilgili tedavi alternatiflerine aşağıdaki yazımda değineceğim.
YUMURTLAMA TEDAVİSİ SABIR GEREKTİRİR
Yumurtlama
güçlüğü olan kadınların tedavisi altta yatan nedene göre farklılık
gösterir. Bu tedavide amaç mümkün olduğunca doğal olayı taklit
etmeye çalışmaktır. Doğal olan, bir adet dönemi boyunca bir adet
yumurtanın olgunlaşıp adetin 12-14. günlerinde çatlamasıdır. Bu
nedenle yumurtalıklardan yumurta geliştirici tedavilerin bu doğal gelişime
paralellik göstermesi gerekir. Eğer bir kadın zaman zaman kendiliğinden
adet görüyorsa basit tedavilere yanıt verme şansı daha fazladır. Bu
tip kadınlarda başlangıçta hormon incelemesi yapmadan 3-6 ay arası
basit ve ucuz haplarla tedavi yapmak mantıklı bir yaklaşım olacaktır.
Bu amaçla kullanılan ilaçların başında klomifen içeren haplar
gelir. Genellikle adetin 5. günü başlayıp beş gün süre ile kullanılır.
Bu ilaç kullanımı sırasında yumurtalıkların gelişimini izlemek
yerinde olur. Tedaviye en düşük dozdan başlanıp yumurtlama sağlanana
kadar her adet döneminde doz bir hap arttırılır. Ancak genellikle günde
3 haptan fazlasına yanıt verme şansı son derece azdır. Yumurtlama sağlanan
doz saptandıktan sonra en az 3 adet dönemi aynı dozla yumurtlama sağlanıp
kadının gebe kalması için dua edilir.
Yumurtlamanın sağlanması hamile kalmak için garanti değildir. Başka
hiçbir engelleyici etken olmasa dahi her adet döneminde hamile kalma şansı
%20 civarındadır. Hiçbir sorunu olmadığı halde ancak bir yıl sonra
bebek sahibi olmuş çiftleri çevrenizde görmüşsünüzdür. Bu nedenle
ailenin bu tedavi süresinin uzunluğunu çok iyi bilmesi ve sabırsızlığa
kapılmaması gerekir. Eğer klomifenle yumurtlama sağlanamazsa ya da
yumurtlama olmasına rağmen hamilelik oluşmazsa o zaman neler yapılacaktır?
Bu durumda öncelikle kadının kanında üreme ilgili bazı hormonların
ölçümü gerekir. Bu hormonlardan elde edilecek sonuca göre tedavi planı
değişecektir. Eğer kadın kendi başına adet göremiyorsa o zaman başlangıçta
bu hormon tetkiklerinin yapılması gerekir. Üreme hormonları düşük
olan kadınlarda hapla tedaviden sonuç alma şansı son derece azdır. Bu
kadınlarda doğrudan iğne tedavisine başlanmalıdır. Bu amaçla kullanılan
iğneler kadınlık hormonu olan estrojeni uyaran üreme hormonlarını içerirler.
Son zamanlarda çok değişik ilaçlar eczane raflarını doldurmaya başlamıştır.
Ancak içlerindeki maddeler birbirinin benzeridir. Henüz bir diğerine üstünlükleri
kanıtlanmamıştır. İğne tedavisi günlük olarak yapılır. Bu tedavi
sırasında yumurtaların gelişimini yakından izlemek gerekir. Çoğu
hekim biran önce sonuç almak için bu iğneleri gereksiz yere ya da gereğinden
çok yüksek dozlarda kullanmaktadır. Böyle tedaviler ya kadının
yumurtalarını aşırı şişirir, ya da ikiz, üçüz, beşiz
gebeliklerin oluşmasına neden olur. Bu nedenle iğne tedavisinde hekim
de sabırlı olmalı, en düşük dozdan başlayarak belli sürelerle
yumurtaların gelişimine göre dozu ayarlamalıdır. Bazan bu tip
ayarlama 3-4 hafta sürebilir. Hızlı yapılan tedavilerde yumurtalar
yeterli kaliteye gelmeden çatlayacak düzeye gelir. Kalitesiz yumurtaların
döllenme şansı düşüktür. Döllense bile oluşacak hamileliğin düşükle
sonuçlanma riski daha fazladır.
Üreme güçlükleri ile ilgili yapılabilecek diğer tedavi yöntemlerine
önümüzdeki yazımda devam edeceğim.
ÜREYEMEME
NEDENİNİ BULMA ÇABALARI
Son
yedi yazımda üreme güçlüğü çeken aileleri sorunlarına nasıl
yaklaşmaları gerektiği konusunda bilgilendirmeye çalışıyorum. Bugün
değinmediğim bazı noktalara kısaca değinip bu konuya şimdilik ara
vermek istiyorum. Neler dedik şimdiye kadar? Öncelikle hekiminize karşı
silahlı yani bilgili olacaksınız. Öyle her dediğini kabul
etmeyeceksiniz. Size ayrıntılı ve mantıklı açıklamalarda bulunmasını
isteyeceksiniz. Sorununuzun nasıl ortaya çıkarmayı düşündüğünü,
bunun için ne gibi tetkikler yapacağını, bu incelemelerin yaklaşık
ne kadar süre alacağını ve maliyetini öğrenmek hakkınız. Hekiminiz
ilk görüşmede size en az yarım-bir saat arası zaman ayırmak zorunda.
Erkeğin tetkikini ihmal etmemesi gerekiyor. Erkekde çok ciddi sorun
yoksa kadında ilk yapılacak iş yumurtlama takibi. Düzenli yumurtlama
saptanan bir kadında ikinci yapılacak inceleme kanalların açık olup
olmadığının saptanması olmalıdır.
Erkek normal, kanallar açık, kadın düzenli yumurtluyor ise iş biraz
çatallaşmaya başlıyor demektir. Bu durumda erkeğin spermi ile kadının
doku sıvıları arasında uyuşmazlık olup olmadığı araştırılır.
Bu araştırma aslında yumurtlama izlemi sırasında tamamlanmış olması
gerekir. Yumurtanın çatlama gününde yapılan bir cinsel ilişkiden
sonra erkeğin menisi kadının rahim ağzından alınır ve incelenir. Eğer
ileriye doğru giden tohum hücreleri varsa böyle bir uyuşmazlık sorunu
yok demektir. Uyuşmazlık durumunda suni dölleme yöntemleri ile sonuç
alınmaya çalışılır. Az rastlanmıyan sorunlardan bir tanesi de kadının
döl yatağının hamileliğe uygun hazırlık yapamamasıdır. Yani
yumurta döllenir, ama gelişmeye başlayan bebek bir türlü rahime yerleşemez.
Bu olayı açığa çıkarmak için adete yakın günlerde rahim içinden
parça alınıp incelenmesi gerekir. Ayrıca son zamanlarda dopler
ultrasonografi dediğimiz inceleme yöntemi ile döl yatağına giden kan
akım miktarı ölçümleri önem kazanmaya başlamıştır. Ayrıca kanda
bazı hormonların ölçümü, vajinal ultrasonda döl yatağının kalınlığının
ölçümü bu konuda fikir verir. Böyle bir tanı konduğu takdirde değişik
tedavi yöntemleri vardır. En çok yapılan tedavi şekli progesteron
fitillerinin kullanılmasıdır. Ancak bu fitiller nedense ülkemizde
bulunmamaktadır. Özetle sorun bulunamadıkça işler kolaylaşacağına
zorlaşmakta, hem hekim hem hasta bıkma noktasına gelmektedir. Ama yine
de daha yapılacak, araştırılacak çok konu vardır. Ama zaman, sabır,
para ve işe ciddi eğilen hekim gerekmektedir. Bu sorunu olan
ailelerimize şimdilik sabır ve biraz da şans dilerim.
Hazırlayan;
Op. Dr. Bülent URAN
Kadın
Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
|