|
|
|
|
|
İnsanların
genç kalmasını sağlayan bir protein vardır. Buna benzer bir
protein tek hücreli bir bitki olan bira mayasında da (Saccharomyces
cerevisiae) bulundu. Amerikan bilim adamlarına göre, bu gibi
"hayat uzatma faktörleri" evrimin erken bir safhasında oluşmuşlardır
ve halen birçok türün hücrelerinde vardır. Bu protein, hücrenin çekirdeği
içinde bulunan "çekirdekçik" (nükleolus) denilen bir yapıyı
koruyarak hayatı uzatmaktadır. Çekirdekçikte, hücrenin protein
fabrikaları olan ribozomların önemli kısımları kromozomlardan kopya
edilir. Boston’daki ünlü Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden
Leonard Guarente, çekirdekçik için. "Bu, hücrenin en hayati
noktasıdır" demektedir. Guarente’in çalışmaları, Werner
sendromu denilen bir hastalıktan esinlenmiştir. Bu hastalıkta WRN
geninin görev yapmaması sonucu çocuk 20 yaşlarında ihtiyarlar; saçları
ağarır, derisi buruşur ve yaşlılık hastalıkları, örneğin gözde
perde (katarakt) ve kemiklerde erime (osteoporoz) başlar. Bu hastaların
çoğu 50 yaşına varmadan ölür. Geçen yıl WRN geninin helikaz
denilen enzimin sentezini sağladığı anlaşıldı. Helikaz, DNA ve RNA
çift sarmallarının açılmasını sağlayan enzimdir. Demek ki bu moleküllerin
açılamaması yaşlılığı getirmektedir. Bu arada Guarente, bira mayasının
yaşlanmasını inceledi. Bu tek hücreli bitki "tomurcuklanma"
ile çoğalır; yani ana hücrede önce bir çıkıntı oluşur, sonra bu
çıkıntı koparak yeni bir bira mayası meydana getirir; bu sırada
evlat hücre, ana hücrenin kromozomlarının bir kopyasını da almış
olur. Ana hücre birkaç düzine tomurcuk verdikten sonra ölür. Araştırmacılar
WRN geninin karşılığı olan SGS1 genini incelediklerinde şunu
buldular: Mayada bu gen tahrip edilirse maya ortalama ancak 9,5 tomurcuk
verebiliyordu; normal mayalarsa 24-25 kere tomurcuklanabilmekteydi.
Guarante ve arkadaşları, SGS1 proteininin çekirdekçikte yoğunlaştığını
buldular. SGS1’i kodlayan gen tahrip edilince çekirdekçik paramparça
oluyor ve ana hücre erkenden ölüyordu. İlginç olarak, yaşlanan maya
hücrelerinde de ölümden az önce çekirdekçiğin paramparça olduğu görüldü.
Demek ki SGS1, çekirdekçikte DNA’yı çözerek ve sağlamlaştırarak
hayatı uzatmakta yaşlılığı önlemektedir. Bu çalışmalar, yaşlılığı
önleme geninin ve çekirdekçiğin yaşlılıktaki önemini ortaya koymuş
bulunuyor.
|
||
|